Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu aleyhinde menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılması ve borçluya örnek 44 nolu icra emrinin 14.01.2014 tarihinde tebliği üzerine, borçlu 29.04.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurarak; menkul rehni sözleşmesinin para borcu ikrarı içerir noter senedi olmadığını, İİK.nun 150/h maddesi doğrultusunda tesis edilmediğinden borçlu olarak görünen şirketlerine icra emrinin çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek icra takibinin iptalini talep etmiş, mahkemece icra emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük şikayet süresinin geçtiği gerekçesiyle şikayetin süreden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 150/h maddesinde; alacağın veya rehin hakkının yahut her ikisinin bir ilamda veya ilam mahiyetini haiz belgelerde tesbit edilmiş olması halinde, ilamların icrasına dair hükümlerin kıyasen uygulanacağı, aynı Yasanın 38. maddesinde ise, ilam mahiyetindeki belgelerin; mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletlerin olduğu belirtilmiştir.
İlam niteliğinde olmayan bir belgenin icra müdürlüğünce ilamlı takibe konu yapılması İİK.nun 16/2. maddesi gereğince bir hakkın yerine getirilmemesi niteliğindeki bir işlem olup borçlunun süresiz şikayet hakkı vardır.
Somut olayda borçlu, takip dayanağı menkul rehni sözleşmesinin para borcu ikrarı içeren noter senedi olmadığını, İİK 150/h maddesinde öngörülen biçimde tesis edilmediğini, icra emri gönderilemeyeceğini ileri sürdüğüne göre, bu başvurunun süresiz şikayet olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, borçlunun bu yöndeki başvurusunun süresiz şikayete tâbi olduğu gözetilerek işin esası incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.