MAHKEMESİ : İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2013/521-2014/290
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK'nun 149. maddesi gereğince; icra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir. Anılan maddede sözü edilen bu husus, aralarında zorunlu takip arkadaşlığı olan borçlu ile rehin veren üçüncü kişi hakkında birlikte takip yapılmasını gerektirir.
Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi gereğince; ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise de, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.
Somut olayda; asıl borçlu Orgaz ... Ltd. Şti. ve aralarında şikayetçi N. E. Ç. da bulunduğu ipotek borçluları hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklının icra müdürlüğüne yaptığı 29.01.2013 tarihli talebi ile asıl borçlu O. ... Ltd. Şti. hakkındaki takipten vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Yukarıda özetlenen İİK.nun 149. madde hükmüne göre, icra takibinin asıl kredi borçlusu (lehine ipotek verilen) hakkında açılması ve yürütülmesi asıldır. Ancak takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan, o kişi hakkında da takip yapılması ve devam edilmesi gerekir. Şu hale göre ipotek veren üçüncü kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Bu husus mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır.
Takibe asıl borçlu ve ipotek veren şikayetçi aleyhinde başlanmasına rağmen alacaklı tarafından 29.01.2013 tarihli taleple asıl borçlu hakkındaki takipten vazgeçildiği, bu durumda şikayetçi hakkında takibe devam edilmesi ve taşınmazın satışı mümkün olmadığından, yapılan ihale de yok hükmündedir.
O halde mahkemece istemin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.