MAHKEMESİ : Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2014/137-2014/280
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlular vekilinin icra mahkemesi'ne başvurusunda, alacaklının, Z.. A..'un M. A. olan kefalet borcundan dolayı taşınmazı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatamayacağını, takibe konu ipoteğin, Z.. A..'un alacaklı bankaya olan kendi kefalet borcu için verilmiş bir ipotek olmadığını, ipoteğin takip dışı borçlu İmdat Tekten lehine onun borcundan dolayı teminat olarak verildiğini, verilen ipoteğin M.A. ve kendisi ile ilgisinin olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep etiği mahkemece takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
1-Alacaklının, Z.. A..'a ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK'nun 149. maddesinde; "İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız, şartsız para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir..." hükmü yer almaktadır.
Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere ipoteğin para çevrilmesi yolu ile takip, ipotek veren üçüncü kişi ve asıl borçlu hakkında yapılabilir.
Somut olayda; 13.01.2014 tarihli icra takibinin, kredi borçlusu ile ipotekli taşınmazı takipten önce satan ipotek borçlusu Z.. A.. ve takibe konu ipotekli taşınmazı takip tarihinden önce ipotekle yükümlü olarak satın alan 3. kişi A.. U.. hakkında başlatıldığı anlaşılmaktadır. Yeni malik ipotekli taşınmazı satın almakla ipotek verenin borçlarına da halef olmuş, buna karşılık taşınmazı satan önceki malikin ipotekten kaynaklanan sorumluluğu sona ermiştir.
Bu durumda taşınmazı takipten önce satan Z.. A.. hakkında yukarıda açıklandığı üzere ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağından adı geçen borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi doğru olup, alacaklının anılan borçluya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Alacaklının, A.. U..'a ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyada bulunan 29.11.2007 tarihli kredi sözleşmesinin alacaklı Türkiye İş Bankası ile Mehmet Altıparmak arasında düzenlendiği ve şikayetçi A.. U..'a ipotekli taşınmazı satan Z.. A..'un sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu görülmüştür
Yine takip dayanağı 31.10.2005 tarih ve 1707 yevmiye nolu ipotek belgesinin incelenmesinde ise,, ipotek verenin (Z.. A..'un), adına kayıtlı taşınmazını, İmdat Tekten'in, alacaklı Türkiye .İş Bankası A.Ş. merkez ve şubelerinden kullandığı ve kullanacağı
kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 15.000.00 TL bedelle,....1.derece %50 akti değişken faiz ve FBK süre ile ve ekli resmi senetlerde yazılı (12) maddeden ibaret şartlar dahilinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ipotek ettiği anlaşılmıştır.
İpotek senedinin "Şartlar" başlığını taşıyan 1.maddesinde; "Türkiye İş Bankası... tarafından borçlu İmdat Tekten firması namına veya tarafına açılmış ve açılacak her türlü krediden veya senetlerin bankaca iskonto ve istisnasından veya teminata alınmasından, gerek İmdat Tekten'in, gerekse kendisinin borçlusu ya da cirantası olduğu senetlerden veya gerek İmdat Tekten in, gerekse kendisinin bankaya karşı imzaladığı ve/veya imzalayacağı her türlü sözleşmelerden, kefaletlerinden .....doğmuş doğacak diğer bütün borçlardan.." şeklinde ipotek kapsamının açıkça belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda anılan ipotek, 29.11.2007 tarihli, borçlusu M. A.ve müşterek borçlu müteselsil kefili ipotek veren Z.. A.. olan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu da kapsamaktadır. Bir başka anlatımla ipotek veren, kefaletinden dolayı da ipotekle sorumlu bulunmaktadır. İpotek veren Z.. A.. taşınmazı devrettiğine ve kefaleten imzaladığı kredi sözleşmesindeki borç ipotekle temin edildiğine göre, ipotekli taşınmazı satın alan şikayetçi A.. U..'da halefiyet nedeniyle sorumludur.
O halde mahkemece borçlu A.. U.. hakkındaki şikayetin reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy