MAHKEMESİ: Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 29/04/2014
NUMARASI: 2014/236-2014/312
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İcra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yargılamayı gerektireceğinden, genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak, iptali talep edilemez.
Ancak, İİK.nun 38. maddesi uyarınca icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Buna göre ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir. Bu nedenle de icra emri tebliği üzerine İİK'nun 16. Maddesine göre şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurulması halinde mahkemece icra kefalet işleminin İİK. nun 38.maddesi uyarınca ilamlı icra takibine konu edilip edilmeyeceğini değerlendirerek bir karar vermesi gerekir.
Somut olayda, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, icra kefaletinin geçersizliği nedeni ile iptalini istenmiş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 12.11.2013 tarih ve 2013/26044 E., 2013/35576 K. Sayılı ilamı ile borçlunun temyiz itirazları kabul edilmiş; “tutanağın incelenmesinde kefil olunan miktarın yazılı olmadığı gibi kefilin müteselsil kefil olarak yükümlülük altına girdiği belirtilmediğinden kefaletin geçersiz olduğu ve mahkemece, şikayetçi M.. A..’nun isteminin kabulüne karar vermek gerektiği” nden mahkemece kararı bozulmuştur.
Alacaklının söz konusu bu bozma ilamı hakkında karar düzeltme talebinde bulunması üzerine verilen Dairemizin 30.01.2014 tarih,2014/307 E., 2014/2675 K. sayılı ilamında ise “istemin kabulüne karar verilmesi” ibarelerinden anlaşılması gereken, kefalet İİK’nun 38. maddesi uyarınca ilam sayılan belge niteliğinde olmadığından icra emrinin iptalidir.” denilerek bozma ilamına açıklık getirilmiştir.
O halde, mahkemece; bozma ilamına uyulduğuna göre; hükmüne uyulan bozma ilamı ve icra emrinin iptali gerektiğine işaret eden Dairemizin 30.01.2014 tarihli ilamı birlikte değerlendirilip şikayetçi M.. A.. yönünden şikayetin kabul edilerek icra emrinin iptaline karar vermek gerekir iken genel mahkemede yargılama konusu yapılabilecek hususlar dikkate alınarak 23.01.2013 tarihli haciz sırasındaki kefillik işleminin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.