MAHKEMESİ: Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/05/2014
NUMARASI: 2014/320-2014/327
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Takipte taraf olmayan şikayetçi 3. kişi icra mahkemesine başvurusunda, haciz tarihinde borçlu A. Y. adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz ile ilgili olarak açılan tapu iptal tescil davasında lehine verilen ve kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
4721 Sayılı TMK'nun 705. maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır" hükmü yer almaktadır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olması zorunludur.
Somut olayda Kayseri Tüketici Mahkemesi'nin 16.07.2013 tarih ve 2012/697 E., 2013/904 K. sayılı kararı ile taşınmaza ilişkin A. Y. adına kayıtlı tapunun iptali ile C.. T.. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın 24.03.2014 tarihinde kesinleştiği, Kayseri 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/ 8713 E. sayılı dosyasında 15.11.2013 tarihinde taşınmaz üzerine haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle taşınmazın tapuda takip borçlusu A. Y. adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Taşınmaz mülkiyeti TMK'nun 705. maddesi gereğince tapu iptal ve tescil kararının kesinleşmesi sonucu, karar tarihi itibariyle adına tescil kararı verilene geçer. Dolayısıyla şikayetçi lehine verilen tescil kararı tarihinden sonra taşınmaza konulan haciz kaldırılmalıdır. Ancak, aynı madde uyarınca yeni malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi için mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olması gerekir. Somut olayda her ne kadar haciz tarihinden önce taşınmazın şikayetçi adına tesciline karar verilmiş ise de, şikayetçinin mülkiyet hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemiş olduğundan, icra mahkemesine başvurarak haczin kaldırılmasını talep edemez. Mahkemece, şikayetin bu nedenle reddi yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 25,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy