MAHKEMESİ : Edirne İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2014
NUMARASI : 2014/109-2014/162
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili, müvekkili aleyhinde yapılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, müvekkiline gönderilen örnek 7 numaralı ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, 07.02.2014 olan tebligat tarihinde Romanya Bükreş Rahova Cezaevi’nde tutuklu olduğunu, tebliğ tarihinin ıttila tarihi olan 14.03.2014 tarihi olarak kabulüne karar verilmesini istemiş; mahkemece, duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda “ …tebligat evrakına düşülen şerh nedeni ile tebligat tarihinde muhatabın geçici olarak tebligat yapılan adreste bulunmadığı…” gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Mahkemece, her somut olayın özelliği, cereyan şekli, gerçekleşen maddi olgular en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup iddia tahkik edilmelidir. H.G.K.nun 7.4.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir.
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu yönündeki iddia mahkemede her türlü delille kanıtlanabilir. HGK.nun 2003/12-600 Esas-606 Karar ve 22.10.2003 tarihli kararında da işaret edildiği gibi "borçlu vekili şikayetinde maddi vakıalara da dayanarak tebligatın usulsüzlüğünü öne sürdüğüne göre duruşma açılıp, ileri sürülen maddi vakıaların incelenmesi zorunludur".
Somut olayda, şikayetçi, tebligat mazbatasında belirtilen “işe gittiği”ne yönelik beyanın aksine, tebligat tarihinde Romanya’da olduğunu iddia ettiğine göre, HGK. kararı uyarınca borçlunun ileri sürdüğü hususlarla ilgili deliller toplanarak ispatlamasına imkan tanınmalı ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Dosya üzerinde, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi ve şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy