MAHKEMESİ : Seferihisar İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/04/2014
NUMARASI : 2013/58-2014/16
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu, taşınmazın 110.000 TL muhammen bedelle ihaleye çıkarıldığını ancak satışı isteyen alacaklının taşınmazın ipotek bedeli olan 130.000 TL’nin altında satışına muvafakat vermemesi nedeniyle satışa girmek üzere gelen pek çok kişinin satış mahallini terk ettiğinden 1. arttırmaya kimsenin iştirak etmediğini, 2. arttırma günü olan 23.09.2013 tarihinde satış isteyen alacaklının bu kez taşınmazın ipotek bedeli olan 130.000 TL’nin altına satılmasına muvafakat verdiğini, bu nedenle taşınmazın ipotek bedelinin altında satılmayacağı düşüncesiyle 2. arttırmaya gelinmesinin engellendiğini, taşınmazı 75.000 TL bedelle satış isteyen alacaklının aldığını bu şekilde ihaleye fesat karıştırıldığını ve diğer fesih sebeplerini belirterek ihalenin feshini talep etmiş mahkemece yapılan yargılama sonunda şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 134.maddesinde ihalenin feshi nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir. Sadece "BK'nun 226.maddesinde yazılı", "satış ilanı tebliğ edilmemiş olması", "satılan malın esaslı niteliklerindeki hata" ve "ihaledeki fesat" nedenleriyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir.
İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında;
1) İhaleye fesat karıştırılmış olması,
2) Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,
3) İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,
4) Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanmıştır.
Şikayet dosyası kapsamında beyanları alınan tanık H. A. taşınmazın ihalesine girmek amacıyla adliyeye gittiklerini ancak taşınmazın muhammen bedelin üstünde satılacağını öğrenince ihaleye girmekten vazgeçtiğini ifade ettiği, bu beyanın diğer tanık N. E. tarafından da teyit edildiği görülmüştür.
Somut olayda, ihale konusu taşınmazın muhammen bedelinin 110.000 TL olduğu, satış isteyen alacaklının, 22.08.2013 tarihli dilekçesinde taşınmazın ipotek bedeli olan 130.000 TL.nin altında satılmasına muvafakat etmediği, bu nedenle 1. arttırmanın 132.500 TL’den açıldığı ancak 1. arttırmaya kimse katılmadığından ihalenin 2. arttırmaya bırakıldığı, 2. arttırma günü olan 23.09.2013 tarihinde satış isteyen alacaklının taşınmazın ipotek bedelinin altında satılmasına muvafakat verdiği ve taşınmazın, 75.000 TL.ye alacağa mahsuben satış isteyen ipotek alacaklısına ihale edildiği anlaşılmıştır.
Satış isteyen ipotek alacaklısının ihale konusu taşınmazın ipotek bedeli altına satılmasına dair muvafakatı satıştan önce vermediği diğer bir anlatımla; ikinci satış gününün temeli olan birinci satış gününden ve elektronik ortamda pey sürmeye başlanılmadan ipotek bedelinden aşağıya satılabileceğine dair bir izni bulunmadığı, dolayısıyla 2. arttırmanın yapıldığı gün olan 23.09.2013 tarihinde verilen muvafakatın, tanıkların da beyanı göz önüne alınarak, talep ve talibi azaltıcı nitelikte olduğu ve bu davranışın fesat sebebi olarak kabulü gerekir.
O halde mahkemece, ihalenin feshi isteminin yukarıda belirtilen nedenle kabulü gerekirken aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy