MAHKEMESİ : Kumluca 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2013/162-2013/287
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin olmakla birlikte anılan hükümler ihalenin feshi aşamasında incelenebilir. İcra müdürlüğünce 30.11.2011 tarihinde yapılan kıymet takdiri sonucu, ihaleye konu taşınmaza 125.925,00 TL değer biçilmiştir. Borçlu vekilinin belirlenen değerin düşük olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itirazı üzerine, Kumluca İcra Hukuk Mahkemesi'nin 21.11.2012 tarih ve 2012/22 E.-132 K. sayılı kararı ile, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, taşınmazın değerinin 135.000,00 TL olarak belirlendiği, ancak icra müdürlüğü tarafından alınan bilirkişi raporunun daha ayrıntılı olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği ve satışın icra müdürlüğünce belirlenen değer üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda borçlunun kıymet takdirine itirazı üzerine aleyhine hüküm tesis edilmiş olup, icra mahkemesinin bu şekilde belirlediği değer esas alınarak yapılan ihalenin de usulsüz olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan icra müdürlüğünün 23.05.2013 tarihli satış kararında "Türkiye genelinde yayın ve dağıtımı yapılan ve günlük tirajı 50.000'in üzerindeki gazetelerden birinde ilanın yapılmasına" karar verildiği, buna göre satış ilanının Milli Gazete isimli gazetede yayımlandığı ve ilanın yapıldığı tarihe göre gazete tirajının, medyatava.com isimli internet sitesinden yapılan araştırma sonucu 29.000 civarında olduğu görülmektedir. İcra müdürlüğünce satış ilanının tirajı yüksek gazetelerden birinde yayımlanmasına karar verildiğine göre, mahkemece, gazete tirajının satış ilanı tarihinde 50.000’in üzerinde olup olmadığının Basın İlan Kurumu’ndan sorulup tesbiti gerekirken, borçlunun bu talebi hakkında bir araştırma yapılmaması da doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy