MAHKEMESİ: Düzce İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/03/2014
NUMARASI: 2013/392-2014/153
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde borçlu icra mahkemesine başvurarak, alacaklının yetkili hamil olmaması nedeniyle takibin iptalini talep etmiş, mahkemece keşideci ile lehdarın aynı kişi olması nedeniyle takibin şikayetçi borçlu yönünden iptaline karar verilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778.maddesi 673. maddesine atıf yapmadığından, bir kimse poliçelerde olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez, diğer bir anlatımla bonoyu tanzim eden, kendisini lehtar göstererek bono düzenleyemez. Dolayısıyla bir kimse poliçede olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez. Zira, poliçedeki keşideci ile bonodaki keşideci aynı konumda olmayıp; poliçede kabul eden muhatap, bonodaki keşideci durumundadır.
Somut olayda takip dayanağı senedin keşideci hanesinde A.N.G.lehtar hanesinde ise A.... Ltd. Şti. yazılı olduğu, keşideci Ahmet Nuri'nin senedi kendi şahsı adına imzaladığı, temsilcisi olduğu şirket emrine düzenlediği görülmektedir. Bu durumda, senedin keşidecisi ve lehtarı farklı olup alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğinden söz edilemez.
O halde, A.N. senedi hem keşideci olarak şahsen imzaladığı, hem de senet lehdarı şirketin yetkilisi olarak şirket adına ciroladığı mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, mahkemece şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.