MAHKEMESİ : Mersin 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2014/15-2014/181
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/244 Esas sayılı dosyası ile görülen hasımsız iflas ertelemesi davasında mahkemece 09.12.2013 tarihli kararının a) bendinde, borçlu şirket hakkında “… açılmış bulunan ve açılacak takiplerin 6183 Sayılı Yasaya göre yapılmış olanlar da dahil olarak, sadece rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ve İİK’nun 206. maddesinin 1. sırasında yazılı alacaklar için yapılan ve yapılacak takipler hariç olmak üzere, HMK’nun 389 ve vd ile TTK’nun 377 ve İİK’nun 179/a-b maddeleri gereğince haciz işlemleri baki kalmak kaydıyla, tüm takiplerin tedbiren durdurulmasına” aynı kararın b) bendinde ise “…ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi hukuki işlemlerin durdurulması yönündeki tedbir talebinin maddi hukuka ilişkin hakların kullanılmasıyla ilgili bulunduğundan reddine” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Mersin 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/358 D. iş sayılı 04.12.2013 tarihli ihtiyati haciz kararının uygulanması talebi üzerine icra müdürlüğünce yukarıda özetlenen tedbir kararından önce 3. kişilere İİK’nun 89. maddesi gereğince 04.12.2013, 05.12.2013 ve 06.12.2013 tarihinde 1. haciz ihbarnameleri düzenlenerek gönderildiği, 06.12.2013 tarihinde ise örnek 10 numaralı ödeme emri düzenlenerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine geçildiği ödeme emrinin borçlu şirkete 10.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği icra takibine itiraz edildiğini gösteren bir belge de bulunmadığı görülmektedir.
Ticaret mahkemesi tedbir kararında, icra takibi yapılamayacağına ve ihtiyati hacizlerin kaldırılacağına ilişkin bir hüküm olmayıp, anılan tedbir kararı uyarınca icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesi gerekir. Takip kesinleştiğine göre, bu aşamadan sonra icrai işlem de yapılamayacağı için İİK’nun 89/1 haciz ihbarnamelerinin bulunduğu durum itibarı ile durdurulmasına karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy