MAHKEMESİ: Çeşme İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/01/2014
NUMARASI: 2013/65-2014/4
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
HMK'nun 20. maddesinde; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
İİK'nun 134/4. maddesine göre, ihalenin feshine ilişkin şikayet, görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa, mahkemece evrak üzerinde inceleme ile başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir ve bu kararlar kesindir.
Somut olayda; İzmir 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nce ihalenin feshi istemine dair şikayet hakkında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 12.09.2012 tarihinde kesin olarak yetkisizlik kararı verildiği, İİK’nun 134/4. maddesi hükmüne göre verildiği anda kesin olan bu yetkisizlik kararına ilişkin olarak yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunma süresinin HMK’nun yukarıda yer verilen hükmü uyarınca yetkisizlik kararının verildiği 12.09.2012 tarihinden başlayacağı, yetkisizlik kararı tarihinden itibaren yasa maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süre dolduktan sonra 19.06.2013 tarihinde borçlu vekilinin gönderme talebinde bulunduğu görülmüştür. Kaldı ki, borçlu vekilinin gönderme talebi, yetkisizlik kararınıın kendisine tebliğ edildiği 26.09.2012 tarihi itibarı ile de yasal sürede değildir.
HMK'nun 20. madde hükmünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kararın alacaklı vekilince temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesi nazara alınamaz (Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/1-433 kararında benimsendiği gibi).
O halde, mahkemece; kamu düzeni ile ilgili olan HMK'nun 20.maddesi uyarınca re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası incelerek şikayetin reddine yönelik hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy