MAHKEMESİ : İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2012/777-2014/40
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 22/04/2014 tarih, 2014/9467-11900 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
İİK.nun 170/3. maddesi gereğince; icra mahkemesi, aynı Kanun'un 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum eder" hükmüne yer verilmiştir.
Alacaklı tarafından (2) adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu şirketin, dayanak senetlerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ve borcu bulunmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, 13.09.2013 havale tarihli rapora itibar edilerek senetlerdeki mevcut imzaların şirket yetkilisi O. S. D. eli ürünü olmadığı gerekçesiyle imza itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda alacaklı vekili 27.12.2012 tarihli cevap dilekçesinde, takibe konu senetlerdeki imzaların borçlu şirket yetkilisinin vekil tayin ettiği M. D. ait olduğunu, borçlu şirket yetkilisi O.S.D.ait olmadığını kabul ettiğine göre, mahkemece imza incelemesi yapılması gereksizdir.
O halde, mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmadan önce alacaklının senetlerdeki imzanın borçlu şirket yetkilisine ait olmadığı yönündeki kabul beyanı gözönünde bulundurularak, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve imza incelemesi yapılmadan sonuca gidilmesi gerektiğinden alacaklı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmemesi gerekirken, imza incelemesi yapılarak alacaklının tazminat ve para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından Dairemizce mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekirken doğrudan onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 22.04.2014 tarih ve 2014/9467 E.-11900 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 30.01.2014 tarih ve 2012/777 E.-2014/40 K. sayılı kararının hüküm bölümünün tazminata ilişkin 2. bendinde yazılı "takibe konu asıl alacağın %20'si olan 12.694,95TL oranında tazminatın davalıdan alıp davacı tarafa verilmesine"ile para cezasına ilişkin 3.bendinde yazılı "davalının takibe konu asıl alacağının %10'u olan 6.347,48 TL oranında para cezası ile cezalandırılmasına" şeklindeki kısımlarının karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 16.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy