MAHKEMESİ : İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/02/2014
NUMARASI : 2013/793-2014/139
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 25.09.2013 tarih ve 2013/431 D.İş, 2013/427 K sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak, borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, (10) örnek ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği mahkemece yetki itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemiz; ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin yargı çevresindeki icra dairesinde takip yapılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görüşünde iken, HGK'nun 15.01.2014 tarih ve 2013/12-476 Esas-2014/5 Karar sayılı kararı doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek İİK’nun 261. maddesinin ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi gereken yeri belirlediği, icra takibi yönünden icra dairesinin yetkisinin anılan maddede belirlenmediği, yetki konusunda İİK’nun 50. maddesi atfı ile HMK’nun genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği yönündeki görüş benimsenmiştir.
Somut olayda, icra takibine konu 30.05.2012 keşide tarihli, 10.000 TL bedelli çek için İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/431 D.İş dosyasında 25.09.2013 tarihli ihtiyati haciz kararı verilmiş, söz konusu ihtiyati haciz kararına istinaden takip başlatılmıştır.
O halde mahkemece borçlu yönünden yetki itirazının İİK'nın 50. maddesi atfı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel yetki kuralları kapsamında incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy