MAHKEMESİ : Kastamonu 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/04/2014
NUMARASI : 2014/8-2014/95
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi. . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından 2 adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine karşı borçlunun, takip konusu çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, borçlu İ.. K..'nın verdiği vekaletname kapsamında çek düzenlemeye ve imzalamaya yetkili kıldığı vekil K.. V..'e İİK'nun 68/a-5.maddesinde yazılı meşruhatı taşıyan davetiye tebliğ edildiği halde adı geçen borçlu vekilinin duruşmaya mazeretsiz katılmadığı ve böylece takibe dayanak çeklerdeki imzayı kabul etmiş olduğundan söz edilerek, incelemenin sonuçlandırıldığı görülmektedir.
HMK.'nun 25/1. maddesinde ''Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.'' hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise; ''Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, taraflarca, borçlu İ.. K..'nın verdiği vekaletname ile K.. V..'i kambiyo senedi düzenleme ve imzalama konusunda vekil tayin ettiği ve takibe dayanak çeklerdeki imzaların borçluya vekaleten yetkili kılınan temsilcisi tarafından atıldığına dair iddia ve savunmada bulunulmadığı gibi yargılama süresince alacaklı ya da borçlu tarafından dosyaya bu yönde vekaletname sunulmadığı tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Bu durumda, taraflarca ileri sürülmediği ve kendisine bildirilmediği halde, mahkemece, eldeki itiraz ve icra dosyasıyla ilgisi bulunmayan Kastamonu 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/216 Esas ve 2014/24 Karar sayılı dosyasındaki vekaletnamenin kendiliğinden dikkate alınıp incelenmesi ve anılan vekaletname esas alınarak söz konusu vekaletnamedeki vekil K.. V..'e İİK'nun 68/a-5.maddesinde yazılı meşruhatı taşıyan davetiye tebliğ edilmek suretiyle karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, İİK.'nun 170/b. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 68/a-5.maddesinde yazılı meşruhatı içeren ihtarlı davetiye gönderilmesi usulü sadece takip borçlusu için öngörülmüş olup; borçlu vekili adına çıkarılan davetiyeye dayalı olarak hukuki sonuca gidilmesi ve İİK'nun 68/a-5.maddesinin tatbiki mümkün değildir.
Hal böyle olunca,mahkemece, İİK.'nun 170/3. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre imza incelemesi yapılması ve gerektiğinde borçlunun kendisine İİK.'nun 68/a-5. maddesinde öngörülen ihtarlı davetiye gönderilip tebliğ edilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.