(2004 S. K. m. 170) (6762 S. K. m. 708, 720) (818 S. K. m. 125) (6098 S. K. m. 146)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Elif Güney tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibe dayanak çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğü, ayrıca sair itirazlarını bildirdiği anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı çekin keşide tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK.'nun 708. maddesi gereğince bir çek, keşide edildiği yerde ödenecekse on gün içinde muhataba ibraz edilmesi zorunludur. Aynı Kanun'un 720. maddesine göre ise; çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği (ibraz günü de gösterilmek suretiyle) çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edildiği takdirde, hamil; cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı müracaat haklarını kullanabilir.
Öte yandan, icra takibine konu alacak hangi zamanaşımı süresine tabi ise; icra takibinde de aynı zamanaşımı süresi uygulanır. Alacaklı tarafından, genel haciz yolu ya da kambiyo senetlerine mahsus haciz yollarından herhangi birinin tercih edilmiş olması, dayanak belge çek niteliğini taşıdığı sürece sonuca etkili olmayıp, her iki halde de zamanaşımı süresi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Yine dayanak belgenin, anılan niteliği haiz olmaması halinde de seçilen takip yoluna bakılmaksızın bu kez Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde (mülga 818 Sayılı BK'nun 125.maddesi) düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır.
Somut olayda, takibe dayanak çekin keşide yerinin Kastamonu, muhatap bankanın ise Türkiye İş Bankası Kastamonu şubesi olduğu; 29.07.2011 keşide tarihli çekin muhatap bankaya yasal on günlük ibraz süresi geçtikten sonra 12.08.2011 tarihinde ibraz edildiği dolayısıyla da anılan belgenin kambiyo senedi vasfının bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, dayanak belge çek niteliğinde olmayıp, adi senet hükmünde bulunduğundan bu belge, 6098 Sayılı TBK.'nun 146. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 125. maddesi) düzenlenen on yıllık zamanaşımına tâbi olup; söz konusu senetteki alacak ile ilgili olarak on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere takibe dayanak belge yönünden on yıllık zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilerek borçlunun dilekçesinde ileri sürdüğü diğer itirazlarının İİK'nun 170/a maddesi gözetilerek esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMKnun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.09.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy