MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/11/2013
NUMARASI: 2013/583-2013/716
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 02.04.2014 tarih, 2014/7371-9656 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı, borçlunun itirazı ile duran icra takibinin devamı için itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece istem kabul edilerek itirazın kaldırılmasına ve tazminata hükmedilmiştir.
Genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı, borçlunun İİK’nun 62/1. maddesinde öngörülen yasal sürede icra müdürlüğüne başvurarak; icra takibinin mükerrer ve icra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri sürerek borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, takibin mükerrer olduğuna ilişkin itirazın borca itiraz niteliğinde olup, borçlunun borcun ödendiğine yönelik bir itirazının bulunmadığı görülmüştür.
İİK.nun 68/son maddesinin ilk cümlesine göre; "İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edilir."
Somut olayda, icra mahkemesince, alacaklıların itirazın kaldırılması istemi, “mükerrerlik iddiasına konu Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü’nün 2013/3537 Esas no’lu takip dosyasında başlatılan takibin icra mahkemesince iptal edildiği ve iptal kararının 12.06.2013 tarihinde kesinleştiği, böylelikle mükerrerlik iddiasının konusuz kaldığı, ara kararı ile hükmedilen nafakaların Türkiye’nin her yerindeki icra dairesinde takibe konulabileceği gerekçe gösterilerek işin esası incelenmeksizin reddedildiğinden ve bu nedenle alacaklı yararına tazminat verilmesi için aynı maddenin son bendinde öngörülen "talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü" şeklindeki koşul oluşmadığından (borca itirazın mükerrerlikten ibaret olduğu göz ardı edilmek sureti ile borcun ödendiğine dair itiraz varmışcasına) alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşıldığından, borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme itirazlarının kısmen kabulü ile Dairemizin 02.04.2014 tarih ve 2014/7371 E.-9656 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yukarıda yazılı nedenlerle İstanbul Anadolu 7. İcra Mahkemesi'nin 28.11.2013 tarih ve 2013/583 E.-716 K. sayılı kararının, hüküm bölümünün tazminata ilişkin ikinci paragrafının tamamının karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 02/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.