MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/05/2014
NUMARASI : 2014/424-2014/500
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında yapılan Örnek 7 takipte, borçlu yasal süresi içerisinde icra hukuk mahkemesine başvurarak tebliğ tarihinde tebligatın gönderildiği adreste oturmadığını aynı zamanda tebliğ yapılan adresinde mernis adresi olmadığını, ödeme emri tebliğinin usulsüz yapıldığını belirterek, ödeme emrinin iptalini ve tebliğ tarihinin 18.02.2014 olarak tespitini talep etmiş, mahkeme davanın reddine karar vermiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesine, 6099 Sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
Yine Aynı kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında ise " Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebelüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve teselüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılr" hükmü yer almaktadır.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir'' denilmiştir. Bu yönetmeliğe göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 2l/2.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 21/2.maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda ise borçlu adına çıkartılan ödeme emrini içeren tebligatın muhatabın adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği, bu kez de borçlunun mernis adresine ödeme emri tebliğinin alacaklı vekilinin talebi üzerine borçlunun "Yazı Mah. Uğrak Sk. No:4 İç Kapı No: 20 Selçuklu/Konya" adresine ödeme emri gönderildiği bu ödeme emrinin ise "muhatabın adresi kapalı olup tebliğ evrakının mernis adresli olması nedeniyle TK 21/2 gereği Yazı Mahallesi muhtarı teslim edilerek adresin kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldı" şerhi ile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hükümler gereğince öncelikle Tebligat Kanununun 10. maddesi gereğince tebligatın muhatabın bilinen son adresine yapılması gerekir. Bu adrese tebligatın yapılamaması halinde ise Tebligat Kanunu 21/2. maddesi uyarınca tebliğin yapılabilmesi için Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 79/2 fıkrası uyarınca tebligat zarfının renkli bastırılması ve bu tebligat zarfının üzerinde adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğunun belirtilmesi ve bu adrese tebliğ yapılacağına dair şerh verilmesi gerekmektedir. Borçluya gönderilen ödeme emrini içeren tebliğ mazbatasında ise bahsi geçen hükümlere uyulmadığı ve tebliğ mazbatasının üzerinde sadece " Mernis Adresi " yazılı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca borçluya yapılan tebliğin yukarda bahsi geçen usuller yerine getirilmediğinden Tebligat Kanunun 21/1. maddesine göre de yapılamadığı anlaşılmıştır.
Borçlu vekili şikayet dilekçesinde tebliğin usulsüzlüğü dahilinde ileri sürdüğü iddiaların diğeri ise tebliğ tarihi itibariyle adresin mernis adresi olmadığı iddiasıdır. Bu itibarla mahkmece borçluya ödeme emrinin tebliğinin yapıldığı tarih itibariyle tebligat adresinin adres kayıt sistemindeki adresi olup olmadığı da araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy