MAHKEMESİ : Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2013/866-2014/372
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda takip dayanağı bonodaki imzaya itiraz ettiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği görülmektedir.
6102 Sayılı TTK’nun 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenleme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanun'un 777/4 maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Düzenleme yeri olarak, idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Somut olayda, takibe dayanak olarak gösterilen 15/9/2009 keşide ve 15.11.2010 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli senette düzenleme yerinin yazılmadığı ve yine düzenleyenin adının yanında da düzenleme yeri olarak kabul edilebilecek bir idari birimin bulunmadığı görülmektedir. Takibe konu bu senette düzenleme yeri bulunmadığından kambiyo vasfında olduğunun kabulü mümkün değildir.
İİK.nun 170/a-2 maddesine göre, icra mahkemesi, süresinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulüne uygun olarak kendisine intikal eden işlerde takibin dayanağı olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.
O halde mahkemece, İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince bu hususun icra mahkemesince re’sen nazara alınarak takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy