MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 08/05/2014
NUMARASI: 2014/160-2014/454
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından adi ve hasılat kiralarına ait icra takibine başlandığı, örnek 13 numaralı ödeme emri tebliği üzerine,borçlu, icra mahkemesine başvurusunda, kendisine yapılan ödeme emri tebligatının usule aykırı olduğunu,tebligatın eski ikametgahına yapıldığını ve tebligatta yazılı komşusunun isim ve imzasının alınmadığını, takibi 31.01.2014 tarihinde öğrendiğini ileri sürerek usulsüz tebligat nedeni ile takibin durdurulmasını talep etmiş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir.
Borçlunun sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Somut olayda ödeme emri tebligatının incelenmesinde; “muhatabın adresinin kapalı olduğundan komşu daire 3 soruldu, nerede olduğunu bilmediğini sözlü beyan etti.Beyana imza istendi, isim ve imzadan imtina ettiğinden tebliğ evrakı TK 21 gereğince Bağlarbaşı mahalle muhtarına 02/07/2013 tarihinde teslim edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmış ve en yakın komşu daire 3'e haber verildiği şeklinde şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu tebligat, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmış ise de, Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak ve açık kimlikleri de tespit edilip, tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceği tevsik edilmeden yapıldığı için usulsüzdür. Ayrıca tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki talep şikayet niteliğinde olup icra mahkemesine yapılması doğrudur.
O halde mahkemece, ödeme emri tebliğinin TK 21/1. maddesine göre usulsüz olduğunun kabulü ile öğrenme tarihi dikkate alınarak tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.