MAHKEMESİ: Aksaray İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/02/2014
NUMARASI: 2013/252-2014/74
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; müvekkilinin yurtdışında yaşadığını, müvekkiline yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatlarının usulsüz olarak tebliğ edildiğini ileri sürerek ihalenin feshini istemiş, mahkemece borçluya T.K. nun 35. maddesi uyarınca satış ilanı tebliğinin usulüne uygun olduğu kabul edilerek istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçluya ilk ödeme emri tebligatının “ Ş..Mah. 3110 Sk. No: 14 A.” adresinde yapılmasına rağmen, mernis kaydında yurtiçi adresi olmaması ve yurtdışı adresine çıkartılan tebligatın da yapılamamış olması nedeniyle TK. nun 35. maddesi uyarınca çıkartılan tebligatlarda “ Ş.3110 Sk. No: 4 A.” adresi yazıldığı, dolayısıyla aynı adres yazılmadığından borçluya yapılan satış ilanı tebligatının bu yönüyle usulüne uygun olmadığı, mahkeme gerekçesinin bu nedenle yanlış olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak İİK' nun 134/2. maddesinde "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinden şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir.
İİK'nun 134/2. maddesindeki bu düzenlemenin hükümet gerekçesine bakıldığında "İhaleye iştirak edenlerin şikayet yoluyla ihalenin feshini isteyebilmeleri için, yurt içinde adres göstermeleri zorunluluğu getirmek suretiyle kötüniyetli isteklilerin önüne geçilmesinin amaçlandığı" belirtilmiştir. Dairemizin değişen ve süreklilik arz eden içtihatlarına göre de, yurt içinde adres gösterme koşulunun, ihalenin feshini isteyen üçüncü kişiler hakkında uygulanması gerektiği kabul edilmekte olup, takip dosyasında adresi mevcut olan alacaklı ve borçlu için anılan şart aranmamaktadır.
Ancak, somut olayda ihalenin feshini isteyen, borçlu konumundadır. İhalenin feshini isteyen borçlunun, takip dosyasında yer alan satış ilanının tebliğ edildiği adrese yönelik olarak yurt dışında olduğunu belirterek itirazda bulunduğu ve takip dosyasında ihalenin feshini isteyen borçlu tarafından kabul edilen bir adresi bulunmadığından, yasanın aradığı anlamda ihalenin feshini isteyen borçludan yurt içinde adres bildirme şartı aranmalıdır. İhalenin feshi istemine ilişkin şikayet dilekçesinde borçlunun yurt içi adresi bulunmamaktadır. Şikayet dilekçesi ekindeki vekaletnamede de borçlunun yurtdışı adresi belirtildiğine göre, yurt içi adres bildirme zorunluluğu usulünce yerine getirilmediğinden, ihalenin feshine ilişkin istemin dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de; sonuçta istemin reddine karar verildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 25,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.