MAHKEMESİ: İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 31/12/2013
NUMARASI: 2013/740-2013/1218
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 18.03.2014 tarih, 4745/7758 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Alacaklı tarafından borçlular hakkında başlatılan ve kesinleşen kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; borçluların, icra müdürlüğünce yapılan 10.08.2012 tarihli dosya hesabını esas alarak icra dosyasına ödemede bulundukları, borçlular vekilinin dosya borcunun ödenmesi nedeni ile hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünün 13.08.2012 tarihli kararı ile reddedildiği, borçlular vekilinin 17.08.2012 tarihinde yeniden icra müdürlüğüne başvurarak 10.08.2012 tarihli dosya hesabına göre ödeme yapılması nedeniyle hacizlerin kaldırılması talebini yinelediği, icra müdürlüğünün 17.08.2012 tarihli kararı ile "borçlu tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra halen bakiye alacak olduğu" gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, borçlular vekilinin aynı gün (17.08.2012 tarihinde) icra mahkemesine başvurusunda, tüm dosya borcunun ödendiğini ileri sürerek hacizlerin fekkini ve taleplerinin reddine dair icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir.
Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki koşullara göre değerlendirilir ve sonuçlandırılır. Sonradan gelişen, değişen olaylar, değerlendirmeye katılamaz(Hukuk Genel Kurulu’nun 11.05.2011 tarih ve 2011/12-177 esas, 2011/300 karar sayılı kararı).
Ayrıca Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E.-1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla hüküm içeriğinin aynen infazı zorunludur. İlamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez. Bu nedenle hüküm fıkrasının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça yazılması zorunludur.
Borçluların icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 71. maddesi kapsamında, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ödendiği nedenine dayalı itfa şikayeti olup, borçlular, itfa nedeniyle hacizlerin kaldırılması taleplerinin reddine dair 17.08.2012 tarihli icra müdürlüğü kararının iptalini talep etmektedirler. Mahkemece hükme esas alınan 23.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda, 13.08.2012 tarihi itibariyle dosya alacağı 157.304,11 TL olarak belirlendiğine ve bu tarihten 17.08.2012 tarihine kadar dosyada başka bir ödeme yapılmadığına göre, şikayete konu icra müdürlüğü işlem tarihi olan 17.08.2012 tarihi itibariyle dosya borcunun tamamının ödenmemiş olduğu açıktır.
O halde; mahkemece, icra müdürlüğü işlemine yönelik şikayetin reddi ile 13.08.2012 tarihi itibariyle bakiye dosya borcunun 157.304,11 TL olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, şikayet tarihinden sonra icra dosyasına yapılan ödemeler nazara alınarak, infazı mümkün olmayacak şekilde “davanın kabulüne” dair hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ :Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.03.2014 tarih ve 2014/4745 E.-2014/7758 K.sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçluların karar düzeltme istemlerinin reddine, 18.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy