MAHKEMESİ: Adıyaman İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 14/01/2014
NUMARASI: 2013/192-2014/5
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu M.. Ç..'ın icra mahkemesine başvurusunda, kayden maliki olduğu 1284 ada 456 sayılı parseldeki 12 numaralı bağımsız bölüme yönelik meskeniyet iddiasında bulunduğu, aynı zamanda adı geçen borçlunun, söz konusu taşınmaza ilişkin kıymet takdirine itirazı üzerine Adıyaman İcra Mahkemesi'nin 2012/47 Esas sayılı dosyasından yaptırılan keşif sonucu hazırlanan 28.05.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin 111.916,25 TL olarak belirlendiği ve anılan taşınmazın borçlunun haline münasip olduğunun bildirildiği, mahkemece,sözü edilen rapor hükme esas alınmak sureti ile şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.'nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, İİK'nun 82/2. maddesinde öngörülen amaca aykırıdır.
Somut olayda, mahkemece, mahallinde inceleme yapılmasızın ve bilirkişi görüşüne başvurulmaksızın eldeki meskeniyet şikayetiyle ilgisi bulunmayan Adıyaman İcra Mahkemesi'nin 2012/47 Esas sayılı dosyasındaki kıymet takdirine itiraz üzerine düzenlenen rapora itibar edilmek suretiyle sonuca gidilmesi yukarıda değinilen ilke ve kurallara uygun bulunmamaktadır.
Öte yandan, bilirkişinin kıymet takdirine yönelik şikayet kapsamında yalnız taşınmazın değerini tespit etmekle yetinmesi gerekirken, görevini aşarak taşınmazın borçlunun haline uygun olup olmadığı yönündeki tespitinin de meskeniyet şikayetinde hükme esas alınması mümkün değildir.
O halde mahkemece, mahallinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak rapor alınmak suretiyle şikayet konusu taşınmazın kıymeti ile borçlunun haline uygun meskeni olup olmadığının belirlenmesi ve özellikle de borçlunun Adıyaman'ın daha mütevazi bir semtinde haline münasip evi alabileceği meblağın saptanması, bulunacak bu miktar mahcuzun değerinden fazla ise, şikayetin kabulü yönünde hüküm kurulması, aksi halde, mahcuzun satılarak borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine,artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.