MAHKEMESİ: Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/09/2013
NUMARASI: 2013/121-2013/355
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 16.12.2013 tarih, 2013/33507-40077 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu şirket, borca ve imzaya itiraz ederek icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece istemin reddi ile borçlu aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmiş, karar, Dairemizce onanmıştır.
İİK'nun 169/6. maddesi uyarınca, “borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi hâlinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için,daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.”
Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu şirketin, dayanak senetteki imzanın şu andaki şirket yetkilisine ait olmadığını, takibe konu senette kaşe üzerindeki imzanın borçlu şirketin eski yetkilisi tarafından atıldığını kabul ettiğini ancak bononun eski tarihli tanzim edildiğini, duruşmada alınan beyanında da imza itirazı olmadığını, eski yetkilinin imzası olduğu ve borcu bulunmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, imza itirazı hakkında hüküm kurulmadığı, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın borca itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda anılan yasa maddesinde itirazın reddi halinde borçlu aleyhinde para cezasına hükmedileceği yönünde bir hüküm bulunmadığı halde borçlu aleyhinde para cezası takdir edilmiş olması doğru değildir. Ancak bu usulsüzlüğün giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın para cezası çıkartılmak suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği halde doğrudan onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 16.12.2013 tarih ve 2013/33507 Esas, 2013/40077 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25.09.2013 tarih ve 2013/121 E.-355 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin 4. paragrafının silinerek hüküm kısmından tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 20/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy