MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/05/2014
NUMARASI : 2014/448-2014/518
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından Fatih 3. Aile Mahkemesi'nin 2008/367 E. sayılı dosyasından verilen 25.06.2009 tarihli ara karar uyarınca birikmiş ve işleyecek tedbir nafakasının tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, takibe konu birikmiş nafaka alacağı ve işleyecek nafaka alacağı için borçlunun SGK'dan aldığı emekli maaşının tamamı üzerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır.
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda SGK'dan aldığı emekli maaşı üzerine haciz konulmasına ilişkin muvafakatinin iptalini ve emekli maaşının ¼'ünü aşan kısım üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece; 'hacizden önceki dönemde yapılan muvafakatin geçerli olmadığı' gerekçesi ile istemin kabulüne “borçlunun maaşının ¼'ünün üzerindeki haczin kaldırılmasına” karar verilmiştir.
17.04.2008 tarih ve 5754 Sayılı Yasanın 56. maddesi ile değişik 5510 Sayılı Yasanın 93. maddesine göre “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez” hükmünü içermektedir.
Somut olayda yasanın yürürlüğe girmesinden sonra borçlunun almakta olduğu emekli maaşına haciz konulmuştur. Takip konusu alacak nafaka alacağıdır. Hem birikmiş nafaka hem de devam eden aylık nafaka talep edilmiştir. 5510 Sayılı Yasanın 93. maddesi gereğince emekli maaşının nafaka borçları için haczedilebilmesi mümkün olup, nafaka borcu için emekli maaşının haczi halinde borçlunun muvafakatine gerek bulunmamaktadır.
Kaldı ki, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanun'un 32.maddesiyle 5510 Sayılı SGK'nun 93/1. maddesinde yapılan değişiklikle, "bu fikraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir" hükmü getirilmiş olup, bu düzenleme İİK'nun 83/a maddesine göre özel nitelikte olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin haczinde, takibin kesinleşmiş olması şartı ile 28.02.2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Anılan düzenleme İİK'nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir.
Somut olayda, borçlu hakkındaki takip kesinleştikten sonra 09.05.2011 tarihinde icra müdürlüğüne gelerek SGK'dan aldığı maaşının tamamına haciz konulmasına muvafakat ettiğini bildirmiştir. Bu durumda anılan muvafakat geçerli olup, mahkemenin "muvafakatin geçerli olmadığı" yönündeki değerlendirmesi de yerinde görülmemiştir.
O halde mahkemece, şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy