MAHKEMESİ : İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/03/2014
NUMARASI : 2013/785-2014/168
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte davacı borçlular takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde çekin zamanaşımına uğradığını belirterek icra takibinin geri bırakılmasını istemiş, icra mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı borçlular vekili temyiz etmiştir.
6762 Sayılı TTK.'nun 726.maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay iken, 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 Sayılı Kanun'un 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır. Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK.nun 6273 Sayılı Kanunun 8.maddesi ile değişik 814. maddesine göre de çeklerde zamanaşımı süresi üç yıldır.
Çekler yönünden zamanaşımı süresinin başladığı tarihte hangi yasa yürürlükte ise o yasada öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Buna göre, çek hakkında zamanaşımı süresi ibraz süresinin bitmesi ile başlayacağından çekin ibraz süresinin sona erdiği tarihte geçerli olan zamanaşımı süresinin nazara alınması zorunludur. Bu nedenle zamanaşımı süresi, 6762 Sayılı TTK.'nun 726. maddesini değiştiren 6273 Sayılı Kanunun 7. maddesinin yürürlüğe girdiği 03.02.2012 tarihinden önce ibraz süresi dolan çeklerde 6 ay, ibraz süresi bu tarihten sonra dolan çeklerde ise 3 yıldır.
Takibe konu çeklerin keşide tarihlerinin 15.06.2005 ve 21.05.2005 olduğu göz önüne alındığında ibraz sürelerinin bitiminin 03.02.2012 tarihinden önce olduğundan bu çekler için zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda alacaklı tarafından 15.06.2005 ve 21.05.2005 keşide tarihli çekler dayanak yapılarak 12.07.2005 tarihinde icra takibinin yapıldığı ödeme emrinin her iki davacıya da 20.07.2005 tarihinde tebliğ edildiği davacı borçlu G.'ın 22.07.2205 tarihinde mal beyanında bulunarak borcu kabul ettiği ve takibin kesinleştiği, alacaklı tarafından 06.10.2006 tarihinde ise yenileme talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda ödeme emrinin davacı Halil'e tebliğ edildiği 20.07.2005 ve diğer davacı borçlu G.'ın borcu kabul ettiği 22. 07.2005 tarihleri ile alacaklı tarafından yenileme talebinde bulunulduğu 06.10.2006 tarihleri arasında herhangi bir işlem yapılmadığından takibe konu çeklerin zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.
O halde mahkemece, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede dosyanın takipsiz bırakılarak borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle mahkemece, İİK'nun 71/son maddesi göndermesi ile aynı Kanun'un 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy