MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte ciranta -borçlunun, diğer itiraz ve şikayetleriyle birlikte çeklerde kendi cirosundan sonra lehtarın cirosu bulunması sebebiyle aleyhine icra takibi yapılamayacağını iddia ederek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin kısmen kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Çekin keşide tarihine göre uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK 'nun 788/l.maddesiuyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Çekin emre yazılı veya belirli bir kişi lehine düzenlenmesi halinde ilk cironun lehtara ait olması gerekir. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller yetkili hamil olurlar.
Somut olayda, takip dayanağı 31.01.2014 keşide tarihli çek incelendiğinde; ilk cironun itiraz eden ...'e ait olduğu, bundan sonraki cironun ...'e ait olduğu , sonraki cironun ise lehdara ait olduğu görülmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, borçluya karşı müracaat borçlusu durumunda olan lehtar tarafından çekin ciro yoluyla ele geçirilmesi ve TTK'nun 788/3. maddesi gereğince yeniden tedavüle konularak başkasına ciro edilmesi mümkün ise de, bu şekilde ciro yoluyla çeki devraldıktan sonra lehtarın kendisinden önceki cirantaya karşı başvurması mümkün değildir. Zira, geriye dönüş cirosuyla çeki alan şikayetçiden devralan lehtarın durumu, çeki devretmeden önceki durumda olup, çeki cirantadan ciro ile alan lehdarın bu durumda borçlu cirantaya başvurma imkanı bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, borçlunun talebinin kabulü ile 31.01.2014 keşide tarihli çek hakkındaki takibin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.