MAHKEMESİ : Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2013/584-2013/1282
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 03/04/2014 tarih, 2014/7562 Esas - 2014/9866 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu Ü.. Y.. ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı banka tarafından genel kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarına dayalı olarak borçlu ve ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişi hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı, örnek (6) numaralı icra emrinin tebliği üzerine ipotek veren üçüncü kişinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda; ipoteğin takibe konu kredi sözleşmesini kapsamadığını ve bu nedenle borcu bulunmadığını ileri sürdüğü, ayrıca, tarafına tebliğ edilen hesap özetine yasal süresi içerisinde itiraz etmesi nedeniyle kendisine icra emri gönderilemeyeceğini bildirerek takibin iptali isteminde bulunduğu görülmektedir.
İİK'nun 150/ı maddesinde; ''Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar'' hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemede, hesap özetinin noter marifetiyle krediyi kullanan tarafa (borçluya) gönderilmesi gerektiği açıklanmıştır. Sözü edilen madde hükmünde, hesap özetinin ipotek veren üçüncü kişiye tebliği ise öngörülmüş değildir. Bu nedenle, takip edilebilmesi için ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK'nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, hesap özetinin tebliğ edildiği hallerde, TMK'nun 887. maddesinde öngörülen koşulun yerine getirildiğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, şikayetçi Ü.. Y.., ipotek veren üçüncü kişi olup; noter marifeti ile çıkarılan 03.04.2013 tarihli hesap kat ihtarının, asıl borçlu A.. D.. ile adı geçen ipotek veren üçüncü kişiye tebliğ edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Hal böyle olunca ipotek veren üçüncü kişiye 08.04.2013 tarihinde tebliğ edilen hesap kat ihtarnamesinin, TMK'nun 887. maddesi anlamında ihbar (muacceliyet ihtarı) yerine geçtiğinin kabulü gerekeceği açıktır. Bu durumda, şikayetçiye icra emri gönderilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Öte yandan, 28.11.2011 tarih ve 57289 yevmiye numaralı ipotek akit tablosu içeriğine göre; ipotek, borçlu A.. D..'nun doğmuş ve doğacak borçlarını teminen kurulmuş üst sınır (limit) ipoteği olup, bu hali ile ipoteğin, adı geçen borçlunun ipotek tesisinden önce ve sonrasına ilişkin tüm borçlarının teminatını teşkil ettiği tartışmasızdır.
Diğer taraftan, ipotek veren 3. kişinin İİK'nun 150/ı maddesinde öngörülen hesap kat ihtarına itiraz hakkı bulunmamaktadır. Dolayısıyla ipotek veren 3. kişi olan şikayetçinin, İİK'nun 887. maddesindeki ihbarname yerine geçen hesap kat ihtarına itiraz etmiş olması, ona bir hak bahşetmez. Bu nedenle, Dairemizin 03.04.2014 tarih ve 2014/7562-9866 sayılı bozma ilamında maddi hataya dayalı olarak hesap kat ihtarına itiraz edilmediğinin yazılmış olmasının sonuca etkisi bulunmayıp, Dairemizin bozma ilamı sonucu itibariyle doğru olduğundan tarafların karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Tarafların karar düzeltme istemlerinin yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 442. maddeleri uyarınca (REDDİNE), takdiren 226,00'şar TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınmasına, 52,40'ar TL karar düzeltme harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın karar düzeltme isteyenlerden tahsiline, 24/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy