MAHKEMESİ : Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2014
NUMARASI : 2013/733-2014/337
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda; adi ortaklığın ortağı borçlu D. yapı İnş.Tur.Teks.San.Tic.Ltd.Şti. Hakkındaki takibin kesinleşmesi üzerine, borçlu şirketin alacağı için E.-D.yapı iş ortaklığına İİK:m. 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, itiraz edilmediğinden kesinleştiği, borç adi ortaklığın zimmetinde sayılarak hakkında takip yapılmayan şikayetçi ortağa 23.10.2013 tarihli muhtıra gönderilerek haciz ihbarnamesi bedelinin üç gün içinde ödenmesinin istendiğini belirtip, muhtıranın iptali talep edilmiş, mahkemece işlemin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 522-523. maddeleri gereğince adi ortaklıkta her ortak, şirketin karına iştirak hakkına sahip olduğundan ortağın kişisel alacaklıları, borçlu ortağın şirketteki kar payını İİK.nun 89. maddesine göre haczettirebilirler. Ayrıca, aynı kanunun 534. maddesine göre, adi ortaklığın tasfiye edilmesi halinde borçluya isabet edecek tasfiye payının da haczi mümkün bulunmaktadır. Bir diğer anlatımla, bir ortağın şahsi alacaklıları haklarını ancak, o şerikin tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler, ne var ki şirket sözleşmesinde bu kuralın aksi de kararlaştırılabilir.
İki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (Joint Venture'nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti yoktur. Ortaklar, ortaklık borçlarından dolayı alacaklılara karşı doğrudan doğruya ve sınırsız olarak tüm varlıklarıyla sorumludurlar. Ancak gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti vardır (Prof. Dr. Baki Kuru icra ve iflas Hukuku EI Kitabı 2004 bas. Sahife 137 HGK. nun 08.10.2003 tarih ve 2003/12¬574 E 2003/564 K. sayılı içtihadı).
Açıklanan bu hükümlere aykırı olarak adi ortaklığın malları üzerine haciz konulması halinde bu husus, ortaklardan her biri tarafından şikayet konusu yapılabilir.
Somut olayda, E.-D. yapı iş ortaklığı şirketinin haciz ihbarnamelerinin kesinleşmesi üzerine zimmetinde sayılan borcu nedeniyle adi ortaklığın hakkında takip yapılmayan şikayetçi ortağa muhtıra gönderilmiştir.
Adi ortaklığı oluşturan şirketlerden birinin borcu nedeniyle İİK. 89. madde uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilerek itirazsız kesinleşen haciz ihbarnamesindeki paranın muhtıra ile gönderilmesi adi ortaktan istenemez. Ancak adi ortaklığın tasfiyesi halinde borçlu ortağa düşecek payından veya ortağın kar payından söz konusu para istenebilir. Bu hükme uygun olmayacak şekilde gönderilen muhtıra usule uygun değildir.
O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.