MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/05/2014
NUMARASI : 2013/1343-2014/186
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; sair şikayeti ile birlikte kendisine gönderilen ödeme emrinin tebliğine ilişkin işlemin usulsüz olduğunu ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinde bulunmuştur.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Kanunu'nun Ugulanmasına Dair Yönetmelik'in 21/3. maddesinde ise, bu kişilerin bulunmadığının tebligat mazbatasında gösterilip bunun açıklanması gerektiği hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda borçlu şirket adına çıkarılan ödeme emrinin, aynen; "muhatap ile birlikte aynı konutta beraber sürekli oturan çalışan S. Ş." açıklaması ile 27.11.2013 tarihinde imza karşılığı tebliğ edildiği, ancak adı geçen şahsın şirketin yetkilisi olmadığı, borçlu şirketi şikayet dilekçesine ekli imza sirkülerine göre A.Ş.'ın temsil ettiği görülmektedir. Buna göre borçlu şirketin yetkili temsilcisinin bulunup bulunmadığı tebligat mazbatasında belirlenmeden ödeme emrinin, birlikte çalıştıkları kişiye tebliğ edilmesi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12., 13. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 21. maddelerine aykırı olduğundan tebliğ işlemi usulsüzdür.
O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulüyle Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.