MAHKEMESİ : İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2014
NUMARASI : 2012/725-2014/479
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsusu haciz yoluyla yapılan takipte borçlular icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu bononun takibin kesinleşmeden önceki dönemde zamanaşımına uğradığını belirterek icranın geri bırkılmasını istemiş, mahkemece yazılı şekilde istemin reddine karar verilmiş, hükmü borçlular vekili temyiz etmiştir.
Bononun vade tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK'nun 690. maddesi uyarınca poliçedeki zamanaşımına ait TTK' nun 661 ve 663. madde hükümleri bonolar hakkında da geçerlidir. TTK'nun 661/1. maddesi; "Poliçeyi kabul edene karşı açılacak davalar, vadenin geldiği tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre poliçeyi kabul eden muhataba karşı yapılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren 3 yıldır.
Somut olayda takibe konu bononun vade tarihinin 26.03.2009, keşide tarihinin ise 31.10.2008 olduğu anlaşılmıştır. Alacaklı tarafından 20.03.2009 vadeli bonoya dayalı olarak 10.04.2009 tarihinde takibe başlandığı, 02.11.2012'de yenileme ve ödeme emri tebliğ talebinde bulunulduğu ve ödeme emrinin borçlulara 12.11.2012'de tebliğ edildiği görülmüştür. Takip tarihi olan 10.04.2009 ile alacaklı tarafından yenileme ve ödeme emri tebliğ talebinde bulunulduğu 02.11.2012 tarihleri arasında takip dosyasında zamanaşımını kesen bir işlem yapılmadığı, dolayısıyla bonolar için yasada öngörülen üç (3) yıllık zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece İİK'nun 169a/4-5. maddesi gereğince zamanaşımı itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takip talebi ile ödeme emri tebliği arasında zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy