MAHKEMESİ: İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 09/05/2014
NUMARASI: 2014/576-2014/538
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, borçlular V.Tekstil Ltd.Şti., Mpc Tekstil Makine San. ve Tic. Ltd.Şti. ve F.F. AŞ. hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, şikayetçi B.. Ç..'ın takipte borçlu sıfatı olmadığı halde, hak ve alacaklarının haczi içi bankalara İİK. nun 89.maddesi uyarınca gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme ile, şikayetçinin takipte borçlu olmadığı gerekçesiyle haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği, alacaklının temyizinde şikayetçinin icra kefili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Başvuru bu hali ile İİK. nun 16.maddesine dayalı şikayet olup, her ne kadar İİK.nun 18/3. maddesi gereğince aksine hüküm bulunmayan hallerde, duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de; öngörülen takdir hakkı mutlak bir seçimlik hak olmayıp,halin icabına göre işin süratle neticelenmesini temin gayesine matuf bir takdir hakkıdır.
Takip dosyasında usulüne göre düzenlenmiş tutanak içeriğinden şikayet konusu olay kesin çözümlenebilecek ise, o takdirde duruşma yapılmasına gerek yoktur. Buna karşın, şikayetçinin ileri sürdüğü olaylar ve karşı tarafın savunması hükme etkili olacak ise, bu halde duruşma yapılması zorunlu bir nitelik kazanır.
Tüm açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda; şikayetçi icra takibinin borçlusu olmadığını ileri sürerek haciz ihbarlarının iptalini istediğine ve alacaklı temyizinde şikayetçinin icra kefili olduğunu iddia ettiğine göre, olayın özelliği ve şikayetin mahiyeti nazara alındığında, duruşma açılıp, ileri sürülen maddi vakıaların incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi zorunludur. (Hukuk Genel Kurulu’nun 22.10.2003 tarih ve 2003/12-600 esas, 2003/606 karar sayılı kararı)
O halde mahkemece, duruşma açılarak, taraf teşkili sağlandıktan ve varsa tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra şikayet hakkında karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.