MAHKEMESİ : İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2014
NUMARASI : 2013/1113-2014/778
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ilamlı icra takibinde, borçlu, 09.10.2013 tarihinde icra mahkemesine başvurarak icra emri tebliğinin usulsüzlüğü ile diğer şikayet sebeplerini bildirmiş, mahkeme diğer şikayet sebeplerinin reddine, icra emrinin tebliğ tarihinin ise 07.10.2013 olarak düzeltilmesine karar vermiştir.
Takip dosyasının incelenmesinde, icra emri tebliğinin doğrudan çalışan Hamit Kürklü’ye tebliğ edildiği görülmüştür. Bu bakımdan yapılan tebligat, şirket yetkilisinin bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise bu husus tebliğ evrakına şerh edilmeksizin Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13.maddeleri ile Yönetmeliğin 21. maddesine aykırı olup, Mahkemenin tebligatın usulsüz yapıldığına dair gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, 7201 Sayılı Kanun'un 32.maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E. - 1991/344 K.). Öte yandan, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1 maddesi uyarınca borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğu tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir.
Somut olayda, borçlu şirketin, ticaret sicil adresi olduğu belirtilen adresine çıkartılan satış ilanı tebligatının bila tebliğ dönmesi üzerine, yine aynı adresine çıkartılan tebligatın TK'nun 35. maddesi uyarınca yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, borçlu tarafından satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğü ileri sürülmediğine göre, 7201 Sayılı Kanun'un 35.maddesi göre tebliğ yapılan tarihte borçlunun Ticaret Sicil Memurluğu’ndaki adresinin araştırılarak, tebliğ yapılan adresin ticaret sicil adresi olduğu tespit edildiği takdirde, satış ilanı tebligatı usulüne uygun olacağından, borçlunun takipten bu tarihte haberdar olduğunun kabulü ile (7201 Sayılı Kanun'un 35.maddesine göre yapılan) tebliğ tarihi itibariyle, usulsüz tebligat şikayetinin süresinde olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy