MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/10/2009
NUMARASI : 2008/1978-2009/904
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 89/4.maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder"düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre tazminat talep eden takip alacaklısı, üçüncü kişinin beyanının aksini İİK.nun 68.maddesinde sayılan belgelere bağlı olmadan her türlü delille ispat edebilir.
Somut olayda, üçüncü kişiye 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş, haciz ihbarnamesine karşı yasal süresinde üçüncü kişi şirket vekili tarafından "…borçluların şirketimiz nezdinde herhangi bir hak ve alacağı yoktur…" şeklindeki dilekçe ile itiraz edilmiştir. Alacaklının İİK.nun 89/4.maddesi koşullarında icra mahkemesi nezdinde yapmış olduğu başvuru ise, icra mahkemesince borçlunun 3. kişiden olan alacağının kambiyo senedine bağlı olduğu ve 3. kişi şirket vekilinin beyanı nedeni ile şirketin tazminatla sorumlu tutulamayacağı gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 89/4 maddesi açık hükmüne göre, mahkemece, tarafların göstermiş oldukları belge ve deliller toplandıktan sonra, gerektiğinde üçüncü kişi şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlu ve 3. kişi arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olup olmadığı, cari hesap sözleşmesi sona erip ödenebilir hesap bakiyesinin mevcut olup olmadığı, kambiyo senedinin TTK 88/3 ve 6102 Sayılı TTK’nun 90/c maddesi hükmüne göre cari hesaba kaydedilip edilmediği belirlenerek borçlunun 3. Kişiden alacaklısı olduğu Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4246 Esas ve Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2007/4217 Esas No’lu icra takip dosyaları da incelenmek sureti ile 1.haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 25.05.2007 tarihi itibarı ile borçlunun üçüncü kişi nezdinde mevcut ve muaccel bir alacağının var olup olmadığı ve buna göre 3.kişinin itirazının doğru olup olmadığını belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Her ne kadar mahkemece bu konuda işlem yapılmak üzere bilirkişi raporu alınmış ise de, 3. kişiye ait ticari defterlerin sadece ilgili sayfaları incelenmiş ve sonuca gidilmiştir. Bu nedenle gerektiğinde üçüncü kişiye kesin süre verilip ticari defter ve kayıtların tamamının ibrazı sağlanmadan eksik incelemeye dayalı olarak somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy