MAHKEMESİ: Samsun 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/06/2014
NUMARASI: 2014/395-2014/415
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından, Samsun 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınan 05.02.2014 tarih ve 2014/70 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, (10) örnek ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra mahkemesine başvurarak borca itirazları ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz ettikleri, mahkemece yetki itirazının reddine karar verilerek borca itirazın incelendiği görülmektedir.
Dairemiz; ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin yargı çevresindeki icra dairesinde takip yapılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görüşünde iken, HGK'nun 15.01.2014 tarih ve 2013/12-476 Esas 2014/5 Karar sayılı kararı doğrultusunda içtihat değişikliğine giderek, İİK’nun 261. maddesinin ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi gereken yeri belirlediği, icra takibi yönünden icra dairesinin yetkisinin anılan maddede belirlenmediği, yetki konusunda İİK’nun 50. maddesi atfı ile HMK’nın genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği yönündeki görüş benimsenmiştir.
İcra takibine konu 17.08.2012 keşide tarihli, 300.000,00 TL bedelli bono için Samsun 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/70 D.İş dosyasında 05.04.2014 tarihli ihtiyati haciz kararı verilmiş, söz konusu ihtiyati haciz kararına istinaden takip başlatılmıştır. Bu durumda borca itirazdan önce incelenmesi gereken yetki itirazının, İİK'nın 50. maddesi atfı ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun genel yetki kuralları kapsamında incelenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, takibe konu bononun keşide yeri Çorum olup, borçluların takip talebi ve ödeme emrinde yazılı adresleri olan Çorum'a tebligatların çıkartıldığı görülmektedir.
Her ne kadar alacaklı tarafından, takip konusu bonoda yetki sözleşmesi gereği Samsun icra dairelerinin yetkili olduğu dile getirilmiş ise de; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Somut olaya bakıldığında; takibe konu bonolarda Samsun İcra Dairelerinin yetkili olduğunun yazılması yetki sözleşmesi niteliğinde olup, HMK.nun 448. maddesi gereğince, bu kanun hükümlerinin tamamlanmış işleri etkilememek kaydıyla, derhal uygulanacağı dikkate alınarak, keşideci gerçek şahıs olduğundan, takip tarihi olan 12.02.2014 itibari ile yürürlükte olan 6100 Sayılı HMK'nun 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi de geçersizdir.
O halde mahkemece borçluların icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının kabulü yerine yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.