MAHKEMESİ : Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2014
NUMARASI : 2014/200-2014/206
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 03/06/2014 tarih, 2014/13088-15951 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu şirket vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkili hakkında Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/655 E. sayılı ve 07.01.2014 tarihli kararı gereğince ".... hiç bir icra takibi yapılamayacağına..." yönelik tedbir kararı" verilmiş olduğundan bahisle, tedbir kararından sonra açılan takibinin iptalini talep etmiş, mahkemece istem kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiştir.
HMK. nun 326. maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Maddenin birinci fıkrası, hukuki korunma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın aleyhine dava açılan ve yine aleyhine hüküm verilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen tutar olan vekalet ücreti de, bir tür yargılama gideridir ve sorumlusu yine HMK. nun 326. maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir.
Somut olayda, Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/ 655 Esas sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesine ilişkin dava ile ilgili 07.01.2014 tarihli ara kararının 1.a bendinde "hiç bir icra takibi yapılamayacağına " karar verildiği görülmektedir. Her ne kadar takip, alacaklı tarafından bu tedbir kararından sonra 15.02.2014 tarihinde başlatılmış ise de; tedbir kararının alacaklıya tebliğ edildiği veya takipten önce tedbir kararının varlığından haberdar olduğu iddia edilmediği gibi, bu hususta belge ve delil de sunulmamıştır. Bu durumda, icra takibinin tedbir kararı içeriğine aykırılığı sonucunun oluşmasında alacaklıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, haksız olarak aleyhine şikayet yoluna başvurulmasına sebebiyet vermeyen alacaklı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, söz konusu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekirken, Dairemizce doğrudan onandığı anlaşılmakla, alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.06.2014 tarih ve 2014/ 13088 – 15951 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 28.02.2014 tarih ve 2014/ 200 Esas - 2014/ 206 Karar sayılı kararının yargılama giderine ilişkin (4). maddesi ile vekalet ücretine ilişkin (5). maddesinin tümünün silinerek karar metninden çıkarılmasına, yerine; "yargılama giderlerinin şikayetçi üzerinde bırakılmasına, şikayetçi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına," cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 28.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy