MAHKEMESİ : Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2014
NUMARASI : 2014/228-2014/454
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının borçlular hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, borçlu Ş.. Ş..’e örnek (10) no’lu ödeme emrinin 09.10.2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, borçlu vekilinin İİK’nun 168/5. maddesinde öngörülen yasal (5) günlük sürenin geçmesinden sonra 07.05.2013 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda; 21.11.2011 ile 20.07.2012 tarihleri ve 20.07.2012 ile 22.02.2013 tarihleri arasında takip dosyasının iki kez altı aydan fazla işlemsiz bırakıldığını ileri sürerek, zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Mahkemece, 03.02.2012 tarihinde yapılan değişiklikle, 6102 Sayılı TTK’nun 814. maddesinde öngörülen çeklere ilişkin zamanaşımı süresinin 3 yıla çıkarıldığı ve bu sürenin de dolmamış olduğu gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verildiği, iş bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 28.11.2013 tarih ve 2013/30416 Esas, 2013/37958 Karar sayılı kararı ile takibe dayanak çeklerin keşide tarihlerinin 30.05.2009 ve 30.07.2009 olduğu, ibraz sürelerinin bitim tarihlerinin de yasal değişiklik tarihi olan 03.02.2012 tarihinden önce olduğu, dolayısıyla altı aylık zamanaşımına tâbi oldukları gerekçesi ile bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak her iki takip borçlusu yönünden de istemin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 71/2.maddesi gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığına ilişkin şikayet, anılan maddenin göndermede bulunduğu 33/a maddesinde belirli bir süreye bağlanmadığından süresiz olarak ileri sürülebilir (HGK'nun 04.11.1998 tarih ve 1998/12-763 E, 1998/797 K, sayılı kararı). Ancak takibin kesinleşmediği hallerde, takip tarihinden sonra, fakat ödeme emrinin tebliğinden önce gerçekleşen zamanaşımı itirazı hakkında, mahkemece İİK'nun 168/5 ve 169/a maddeleri koşullarında inceleme ve değerlendirme yapılması zorunludur.
Somut olayda borçlu Ş.. Ş..’e ödeme emri 09.10.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, zamanaşımı itirazı ise 07.05.2013 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda ödeme emri tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden önceki işlemsiz bırakılan devreye ilişkin olarak İİK'nun 168/5. maddesinde gösterilen (5) günlük yasal süre geçirilmiştir. İİK'nun 170/b maddesi göndermesi ile uygulanacak olan aynı yasanın 71/2 ve 33/a-1 maddelerinde yer alan takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin zamanaşımı ise henüz gerçekleşmemiştir.
O halde mahkemece, borçlu Ş.. Ş..’in zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekirken adı geçen bu borçluyu da kapsar biçimde itirazın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, borçlu Ş.. Ş..'e ilişkin olarak verilen kısmı yönünden İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy