MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Takip borçlusu sıfatı taşımayan taşınmaz maliki 3. kişi, taşınmazları ... lehine tapuda var olan hacizle yükümlü olarak satın aldığını, adı geçenin kendisine bu haczi kaldırma sözü verdiğini öne sürmüş ve takip konusu borç ve borçlu ile ilgisi bulunmadığı halde 28.06.2013 tarihinde taşınmazlarına konan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurmuş; mahkemece, satışın esas takibin yürütüldüğü İcra Dairesinin 2004/18305 Esas No’lu takip dosyasından yazılan talimat uyarınca açılan İcra Müdürlüğünün 2009/1132 Talimat sayılı dosyasında yapılması karşısında şikayetçinin talimat dosyasındaki haczi bildiği ancak asıl dosyadaki hacizden haberdar olmadığına ilişkin beyanlarının geçerli bir iddia olarak görülmediği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
HGK'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E. 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haciz edilebilmesi için haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olması zorunludur. Bir başka deyişle; haciz tarihinde takipte taraf olmayan 3.kişi adına kayıtlı olan taşınmazın borçlunun borcu için haczi mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi .... Ada 3 Parsel sayılı taşınmaz ile aynı yer 1168 Ada 5 Parsel sayılı taşınmazlara, takip dosyasının borçlusu ...’in alacaklı ...’a olan borcu sebebi ile icra müdürlüğünce 14.01.2010 tarihinde haciz konulduğu, 14.07.2011 tarihinde alıcı ...’a ihalelerinin yapılarak bilahare adı geçen alıcı adına tapuda kayıt ve tescil edildiği; İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2011/1201 E.,2011/1399 K., 06.12.2011 tarihinde verdiği ve Dairemizce onanarak 09.07.2012 günü kesinleşen ilam ile ihalenin feshine karar verilmesinden sonra, ihalenin feshine karar verilen bu iki taşınmaz mülkiyetinin (icra müdürlüğü kararına binaen) taşınmaz maliki borçluya geri döndüğü ve tapuda borçlu adına 09.10.2012 tarihinde tescil edildiği, aynı gün ihale alıcının talebi kabul edilerek satışı yapılan talimat dairesince alıcı ... lehine ve adı geçenin ihaleden kaynaklanan harç, vergi ve masraflarını teminat altına almak üzere ... alacaklı gösterilerek haciz konduğu görülmektedir.
Borçlunun, mülkiyeti kendisine geri dönen bu taşınmazlar üzerindeki ihalenin yapılmasına neden olan 14.01.2010 tarihli haczin İİK’nun 106-110 maddeleri gereğince düştüğünden bahisle bu hacizlerin kaldırılması yönündeki talebi icra müdürlüğünce kabul görmüş ve 11.03.2013 tarihinde takip alacaklısı lehine konulan hacizler kaldırılmıştır. Borçlu, bu kez adına kayıtlı ve üzerinde haciz bulunmayan bu taşınmazlarını 13.03.2013 tarihinde ...’ya satarak tapuda devretmiştir.
İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/317 Esas ve 2013/408 Karar sayılı 13.05.2013 tarihli kararı ile alacaklının başvurusu üzerine icra müdürlüğü’nün 11.03.2013 tarihli yukarıda sözü edilen (...’ya satışı yapılan bu taşınmazlar üzerindeki) hacizlerin fekkine yönelik kararın iptaline karar verilmiş ve bu karar gerekçesinde tapu kaydındaki alacaklı lehine olan haczin yeniden eski hale getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İcra mahkemesinin bu iptal kararı doğrultusunda, icra müdürlüğünce 28.06.2013 tarihinde takip borçlusu ...’in alacaklı ....’a olan borcu için tapuda 3. Kişi ... adına kayıtlı taşınmazların haczine karar verilmiştir.
Dayanağı İcra Mahkemesinin bir kararı olsa dahi, 28.06.2013 tarihinde konan haciz, yeni bir hacizdir. Hukukumuzda hacizlerin bu şekilde ihyasına imkan veren bir yasal düzenleme ve hukuki müessese bulunmadığı gibi, 3. kişinin şikayet konusu yaptığı ve kaldırılmasını istediği haczin, ihale alıcısı lehine talimat dairesince konan hacizlerle bir ilgisi de bulunmamaktadır.
Haciz tarihinde taşınmazın takip borçlusu adına kayıtlı olmayıp şikayetçi 3. Kişi ... adına tapuda kayıtlı olduğu da sabit ve tartışmasız olduğuna göre mahkemece, şikayetin kabulü ile 3. Kişinin taşınmaz mülkiyetini iktisap tarihinden sonra 28.06.2013 günü konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken istemin reddine yönelik hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.