MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu şirket vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkili hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/506 Esas, 13.05.2014 tarihli kararı gereğince "iflas erteleme tedbir kararı" verilmiş olduğundan bahisle, tedbir kararından sonra açılan takibinin iptalini talep etmiş, mahkemece istem kabul edilerek takibin iptaline karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/506 Esas sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesine ilişkin dava ile ilgili 13.05.2014 tarihli tedbir kararının (A) bendinde; "iflasın ertelenmesini talep eden davacı şirket hakkında yapılan veya, yapılacak (İİK.nun 206.maddesi 1.sırasında yazılı alacaklara ilişkin olanlar hariç olmak üzere 6183 Sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki kanuna dayalı olanları da kapsar şekilde) hangi sebebe dayanırsa dayansın icra takipleri ile ihtiyati haciz ve tedbir uygulamalarının takas, mahsup ve temlik uygulamalarının ayrıca İİK.nun 89/1 maddesindeki ihbarnamelerin tedbiren durdurulmasına,” karar verildiği görülmektedir. Somut olayda, tedbir kararı tarihi ile aynı tarihte borçlu şirket hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı anlaşılmaktadır.
İcra mahkemesi Hakimi, tedbir kararının içeriği ile bağlı olup, Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği bu tedbir kararını yorumlayamaz. İcra takiplerinin durdurulmasına yönelik mahkemece verilen yukarıda özetlenen nitelikteki tedbir kararı ise, takip yapılamayacağına dair bir yasak içermediğinden borçlu şirket hakkında icra takibi başlatılmasına engel değildir. Bu durumda icra mahkemesince tedbir kararından sonra başlatılan icra takibinin yalnızca durdurulmasına karar verilmesi mümkün olup, tedbir kararı gerekçe gösterilerek takibin iptaline karar verilemez.
O halde mahkemece; borçlu vekilinin şikayet tarihinden önce, 15.05.2014 tarihinde yaptığı başvuru üzerine icra müdürlüğünce sözkonusu tedbir kararı doğrultusunda şikayetçi borçlu şirket yönünden icra takibinin durdurulmasına karar verilip verilmediği araştırılarak varılacak sonuca göre, yukarıda belirtilen esaslara uygun olarak bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.