MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 2 adet faturaya dayalı olarak 25.960,00 TL asıl alacak, 4.111,77 TL işlemiş faiz ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren % 15 oranı üzerinden faiziyle tahsili talebiyle genel haciz yoluyla icra takibine başlanıldığı, örnek 7 numaralı ödeme emrine borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine ve işlemiş faize itiraz ettiklerini bildirmesi üzerine, alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Alacaklının temerrüt faizi isteyebilmesi için takip dayanağı belgede vadenin bulunması ya da borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur. Nitekim 11.12.1957 tarih ve 17/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da adi senette vadenin olması halinde, faizin vade tarihinden itibaren istenebileceği kabul edilmiştir. (HGK'nun 22.03.2000 tarih ve 12-706/181 sayılı kararı). Senette vade yok ise alacaklı tarafından borçlunun takip tarihinden daha evvel temerrüde düşürüldüğünün İİK'nun 68.maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatı zorunludur.
Takip dayanağı belgede ödemenin hangi tarihte yapılacağı konusunda vadeyi içerir bir kayıt bulunmamaktadır. Faiz istenebilmesi için, belgede ödeme tarihinin açıkça belirtilmesi gerekir, belgede böyle bir kayıt yok ise faiz, borçlunun temerrüde düşürülmesi halinde, ancak temerrüt tarihi itibariyle istenebilir.
Bu durumda, alacaklının takibine dayanak yaptığı belgelerde vade mevcut olmadığına ve alacaklı icra takibinden önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin İİK'nun 68.maddesinde belirtilen nitelikte herhangi bir belge ibraz etmediğinden ancak takip tarihinden itibaren faiz talep edebilir.
O halde mahkemece, alacaklının işlemiş faize itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin tümden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.