MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/08/2014
NUMARASI: 2014/714-2014/667
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece zamanaşımı şikayetinin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Düzenleme tarihine göre uygulanması gereken 6762 Sayılı T.T.K.’nun 688/6.maddesi gereğince, bonoda düzenleme yerinin bulunması zorunludur. Aynı Kanunun 689/son maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. H.G.K.'nun 02.10.1996 tarih ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere, düzenleme yeri olarak, idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bonoda bulunması zorunlu olan düzenleme yeri ve düzenleyenin adresi senet keşidecisi için geçerli olup, T.T.K.’nun 614.maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan aval verenin adresinin senette yazılı olması hali, yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermez.
Somut olayda, alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başladığı, takibin kesinleştiği, borçlunun başvurusunun, İİK.nun 71/2.maddesi kapsamında zamanaşımı şikayeti niteliğinde olduğu görülmektedir.
Alacaklının takibe dayanak yaptığı senette düzenleme yeri bulunmadığından anılan senet bono vasfını taşımamaktadır. Dolayısıyla sözkonusu senet hakkında, Türk Ticaret Kanununda bono için öngörülen zamanaşımı hükümleri değil, 818 sayılı BK.'nun 125.maddesinde yer alan on yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Şikayete konu takipte ise, on yıllık süre geçmediğinden zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 818 Sayılı BK.nun 125.maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı dolmadığından mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.