MAHKEMESİ : Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2014/109-2014/413
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklı yönünden temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2-Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK.nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla takibe karşı borçlu vasisinin, 11.02.2014 tarihli ihalenin usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek ihalenin feshini istemiş, yine birleşen 2014/110 esas sayılı dosyada ise; kendisine ve kısıtlıya gönderilen kıymet takdiri raporu ile satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz yapıldığını ileri sürmüş; mahkemece, her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilerek ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle, birleşen dosyadaki istemin ise tebligatların usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
a)Asıl dosya açısından yapılan incelemede;
İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca “ihalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler.” Aynı maddenin 6. fıkrasına göre ise; “satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez.”
Somut olayda taşınmazın 11.02.2014 tarihili 1. artırmada 3. kişi A.. K..'a ihale edildiği, şikayetçi vekilinin ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine yasal yedi günlük sürede 12.02.2014 tarihinde başvurduğu görülmektedir. Bu durumda, mahkemece, süresinde yapılan başvuru nedeniyle şikayet dilekçesinde ileri sürülen tüm fesih nedenleri tek tek incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ihalenin feshi isteminin süre aşımından reddi isabetsizdir.
b) Birleşen dosya yönünden yapılan incelemede ise;
Sair temyiz nedenleri yerinde değil ise de;
Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1982 tarih ve 1979/10-1377 esas, 1982/337 karar sayılı kararı gereğince tebliğ belgesindeki kayıtların aksi her türlü delille kanıtlanabilir.
7201 Sayılı Kanunun 16. maddesine göre muhatap adına ikamet adresinde yapılacak tebligatın geçerli olabilmesi için tebligat yapılan şahsın muhatapla birlikte aynı konutta oturması da zorunludur. Şikayetçi borçlu vasisi, birleşen dosyada kendisine ve kısıtlıya satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğini, satış ilanı tebliğ evrakında geçen Muzaffer Keskin ile aynı evde ikamet etmediğini iddia ettiğine göre bu maddi olgu her türlü delille ispatlanabileceğinden, şikayetçinin anılan konudaki delillerini mahkemeye ibraz etmesi için imkan tanınarak ve bu doğrultuda araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre asıl dosya ile ilgili sair temyiz nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy