MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE),
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takibe karşı borçlunun, yetkiye, borca ve faize itiraz ederek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece yetki itirazının reddine diğer itirazların ise kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.'nun 150/ı maddesine göre, krediyi kullandıran taraf, borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter marifetiyle borçluya (krediyi kullanan tarafa) kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ettiği takdirde borçluya icra emri gönderilir. Bunun için ipotek akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi şart değildir. Aynı maddeye göre, krediyi kullanan borçlu, noter aracılığı ile 8 gün içinde hesap özetine itiraz ettiğini ispat ettiği takdirde, hesap kat ihtarnamesinde talep edilen borç miktarına şikayet yoluyla karşı koyma hakkı kazanır.
Kredi borçlusunun kendisine noter aracılığı ile gönderilen hesap özetine 8 gün içinde itiraz etmemesi halinde ise hesap kat ihtarnamesindeki miktar ve talep edilen faiz oranı kesinleşir.
Somut olayda, şikayetçi borçlunun hesap kat ihtarlarına 8 gün içinde itirazda bulunduğuna ilişkin bir iddiası bulunmadığı gibi dosya içinde de böyle bir belgeye rastlanmamıştır.
Bu durumda, İİK.nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiş olup, borçlunun, kesinleşen bu miktara ve faiz oranına karşı icra mahkemesine başvurarak itiraz etme hakkı yoktur. Ancak, İİK.nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2 maddesine göre itfa veya imhal nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep edebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığı hususunu ve hesap kat tarihinden, takip tarihine kadar istenen faiz miktarını ve işleyecek faiz oranını şikayet konusu yapabilir.
Borçlunun itfa itirazının, İİK'nun 149/a maddesi göndermesiyle aynı Kanun'un 33. maddesi kapsamında incelenmesi gerekip, anılan madde uyarınca, itfa itirazının ancak imzası icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar edilmiş ya da yetkili mercilerce re'sen düzenlenmiş veya tasdik edilmiş bir belge ile ispatı zorunludur. Öte yandan kısmi ödemelerin TBK'nun 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve feri alacaklara mahsubu gerekir.
Bu kurallar ve açıklamalar ışığında somut olaya gelince, borçlu kendisine tebliğ edilen hesap kat ihtarına itiraz etmediğinden, ihtarnamede istenen alacak miktarı ve faiz oranı kesinleşmiş olup, her ne kadar borçlu tarafından İİK'nun 33. maddesine uygun itfa belgesi sunulmamış ise de, alacaklı ödemelere karşı çıkmadığı ve bu ödemeleri asıl alacaktan mahsup ederek takip başlattığı gibi temyiz konusu da yapmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Buna göre mahkemece, hesap kat ihtarı ve kredi sözleşmesi esas alınarak, faiz oranı belirlenip hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.