MAHKEMESİ: Acıpayam İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 13/12/2013
NUMARASI: 2013/82-2013/91
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, icra müdürlüğü tarafından şikayetçi şirkete gönderilen 29.07.2011 tarihli müzekkere ile borçlunun doğmuş hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulduğu, şikayetçi şirket tarafından verilen 08.08.2011 tarihli dilekçe ile şirketlerinin borçluya 17.642 TL borcu bulunduğunun, hesap nosu bildirildiğinde dosyaya ödeneceğinin bildirildiği, icra müdürlüğü tarafından 05.08.2013 tarihinde şikayetçi şirkete gönderilen müzekkere ile, 17.642 TL'nin hesaba gönderilmesinin talep edildiği, şikayetçi şirket tarafından anılan müzekkereye verilen cevapta, 02/01/2012 tarihinde borçlu kooperatife alacağı olan bedelin havale edilmiş olduğunun bildirilmesi üzerine, icra müdürlüğünce şikayetçi şirkete gönderilen 09.10.2013 tarihli müzekkere ile paranın borçlu şirkete ödenmesinin yasal olarak suç olduğu, 17.642 TL miktarın on gün içinde gönderilmesi, aksi takdirde hukuki ve cezai işlem yapılacağının bildirildiği, bunun üzerine şikayetçi tarafından icra mahkemesine başvurularak icra müdürlüğünce gönderilen müzekkerelerin iptalinin talep edildiği, mahkemece, Acıpayam İcra Müdürlüğünün 29/07/2011 tarihli ve 05/08/2013 tarihli müzekkere yazılması işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna dair şikayetin reddine, bu işlemlerin iptaline yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
İcra takibinde 3. kişinin sorumluluğu, ancak kendisine İİK.nun 89/1. maddesi gereği haciz ihbarnamesi gönderilmesi durumunda söz konusu olur. Çünkü bu durumda maddedeki koşulların oluşması halinde borç zimmetinde sayılır. Haciz müzekkeresi ise, doğurduğu hukuki sonuçları itibariyle İİK.nun 89/1. maddesi gereği düzenlenen haciz ihbarnamesinden farklıdır.
Somut olayda şikayetçi şirkete haciz müzekkeresi gönderildiği, daha sonra şikayetçi şirketin, nezdinde bulunan mahcuz parayı borçluya gönderdiği, icra müdürlüğü tarafından bu paranın şikayetçi şirketten istenmesi üzerine bunun şikayet konusu yapıldığı görülmektedir.
İcra müdürlüğünce gönderilen haciz müzekkeresi üzerine 3. kişinin nezdinde haczedilen parayı icra müdürlüğü yerine borçluya göndermesi durumunda, 3. kişinin sorumluluğu genel mahkemelerde yargılamayı gerektirdiğinden, icra müdürlüğünce, daha önce haciz konulduğundan dolayı haczedilen paranın doğrudan icra müdürlüğüne gönderilmesinin istenmesi mümkün değildir.
O halde mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.