(4721 S. K. m. 684, 686) (2004 S. K. m. 83)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Karar: Borçlu vekili icra mahkemesine şikayetinde, çeke dayalı kambiyo takibinde, haciz talimatı ile borçlu şirketin Denizyaka Köyü Köprüçay mevkii Manavgat adresinde 28.08.2013 tarihinde süs bitkilerinin haczedildiği, hacze konu menkullerin ipotek akdi kapsamında bütünleyici parça ve eklenti olduğundan haczedilemeyeceğini ileri sürerek haciz işleminin iptalini istemiş, mahkemece, süs bitkilerinin bütünleyici parça olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 684. maddesi uyarınca bütünleyici parça (mütemmim cüz), yerel adetlere göre asıl şeyin (taşınmazın) temel unsuru olup, o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmadığı için taşınmazdan ayrı (bağımsız olarak) haczedilemez.
Eklentinin ise kural olarak taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Alacaklılar ana taşınmazı satmadan, orada bulunan eklenti niteliğindeki malları (4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 686. maddesine göre eklenti olduğu bilirkişilerce saptandığı takdirde) ayrı ayrı haczettirip sattırabilirler. Çünkü, eklentinin, taşınmaz yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılması mümkündür. Ancak, İİK'nın 83/c maddesi gereğince, ipotek akit tablosunda sayılan eklentilerin bu madde gereğince taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkün bulunmamaktadır. Anılan hükmün uygulanabilmesi için mahcuzun Medeni Kanunun 686. maddesinde tarif edilen şekilde eklenti niteliğini taşıması zorunludur.
Somut olayda haczedilen menkullerin haciz işleminin yapılmış olduğu taşınmazın ayrılmaz parçası oldukları iddia edildiği gibi, üçüncü kişi lehine rehinli/ipotekli oldukları da ileri sürülmüştür.
Bilirkişilerden alınan raporda, haczedilemezlik şikayetine konu malların haczi halinde otelin faaliyetine devam etmesinin mümkün olduğu, bu malların teferruat niteliğinde olmadığı ve aynı zamanda bu malların borçlunun ibraz ettiği teferruat listesinde de yazılı olmadığından haczinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
O halde, mahkemece, bütünleyici parça vasfında olmayan süs bitkileri hakkında bilirkişi raporunu esas alarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy