MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE);
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Üç adet çeke dayanan kambiyo takibinde muteriz keşideci borçlu, vekili tarafından keşideciye vekaleten atılan imzalardan, takip konusu çeklerin keşide tarihlerinden önce vekilin keşideci tarafından azledilmiş olması nedeniyle sorumlu olmadığını ileri sürerek borca itiraz etmiş, mahkemece, ilgili tapu müdürlüğünün cevabi yazısı ile vekilin dava dışı ...'a ait taşınmazın satışı sırasında adı geçen tarafından getirilen azilname nedeniyle tapu müdürlüğünce satış işleminin gerçekleştirilmediği, bu suretle vekilin azilnameden tapuda işlem yaptığı tarih olan 08.01.2013'te haberdar olduğu ve alacaklının da vekille yakın akraba olması ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen tapu iptal tescil davasında azilnamenin dosyaya girmiş olması nedeniyle azilnameden haberdar olduğu gerekçesi ile İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmiştir.
Somut olayda, 06.02.2013, 10.02.2013, 12.02.2013 keşide tarihli çeklere dayalı olarak yapılan takipte, borçlunun üçüncü kişi ...'a Büyükçekmece 7. Noterliği'nin 21.4.2008 tarih ve 14388 yevmiye no'lu vekaletnamesiyle çek keşide etmeyi de içeren vekaletname verdiği görülmüştür. Ancak borçlunun verdiği bu vekaletnameyi ... Noterliği'nin 08.01.2013 tarih ve 435 yevmiye no'lu azilnamesiyle geri aldığı da tespit edilmiştir. Takip konusu çeklerdeki imzaların üçüncü kişi ...'a ait olduğu hususunda bir çekişme yok ise de, adı geçenin hakkındaki azilnameden çeklerin keşide tarihinden önce haberdar olup olmadığı konusu çekişmelidir.
Mahkemece hükme esas alınan Bakırköy Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 15/05/2014 tarih ve 1398 sayılı yazısına göre, dava dışı ... tarafından üçüncü kişi ...'a verilen vekaletname gereğince Ziyat tarafından ...'ye ait taşınmazın satış işlemi için 08/01/2013 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğu, ancak taşınmaz maliki ... tarafından ... Noterliği'nin 434 sayılı azilnamesinin Tapu Sicil Müdürlüğü'ne 08.01.2013'te saat 15:35'te getirilmesi nedeniyle satış işleminin gerçekleştirilemediği görülmektedir. Tapu Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısının içeriğinden ve ekli belgelerden borçlu ... tarafından verilen azilnameden bahsedilmemekte olup, üçüncü kişi ...'ın tapuda dava dışı Cemile'ye ait taşınmazla ilgili yaptığı işlem sırasında Cemile'nin azilnamesinin müdürlüğe getirilmiş olması karşısında borçlunun azilnamesinden bu işlemle haberdar olduğu söylenemez.
Bununla brlikte, ... Noterliği'nin 08.01.2013 tarih ve 435 yevmiye no'lu azilnamesinin tebliğ şerhinin incelenmesinde ilgilinin tebellüğden imtina etmesi nedeniyle tebliğ edilmeksizin iade edildiği anlaşılmakla birlikte, borçlu tarafından dosyaya sunulan takip konusu çeklerin muhatabı olan Anadolu Bank Hadımköy Şubesi'nin 04.11.2013 tarihli yazısından üçüncü kişinin borçlu adına 31.12.2012 tarihinde çek karnesi talep ettiği, çek karnesinin adı geçene 08.01.2013'te teslim edildiği, yine aynı banka şubesinin 17.12.2013 tarihli yazısından da azilnamenin 18.02.2013'te şube tarafından işleme alındığı görülmektedir. Buna göre, ilgili noter tarafından tebliğ işlemi yapılmadığı gibi, muhatap bankanın anılan işlemleri sırasında da üçüncü kişinin azilnameden haberdar olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, azilnamenin, takibin dayanağı olan çeklerin keşide tarihlerinden önce vekile tebliğ edilmemiş olması ve vekilin azilnameden haberdar olduğuna ilişkin bir delil de bulunmaması nedeniyle borca itirazın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.