MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
6100 Sayılı HMK'nun 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması halinde birleştirilerek bakılmaları mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız olma niteliklerini korurlar. Somut uyuşmazlıkta da asıl ve birleşen davalar mevcut olmasına rağmen her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmadığı, istemin bir bütün olarak reddine karar verildiği görülmektedir.Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde bulundurularak her bir dava için, her davada ileri sürülen şikayet ve itiraz nedenleri hakkında ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerekirken, anılan ilkelere aykırı olarak her davada ileri sürelen şikayet ve itiraz nedenlerini hükme bağlamaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, alacaklı tarafından borçlular aleyhine; keşidecisi borçlular murisi ..., lehtarı ..., keşide tarihi 03/06/2009, vade tarihi 15/03/2010 ve bedeli 6.000.000 USD olan bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçluların sair şikayet ve borca itiraz nedenleri yanında imza itirazında bulunduğu, borçluların imza itirazına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden aldırılan 15/08/2014 tarih ve ... sayılı raporda, incelenen bono üzerindeki imzanın muris ... Özbey'in eli ürünü olduğu belirtilmiş ise de, imza incelemesinin yukarıda özellikleri belirtilen takip dayanağı bono üzerinde yapılmadığı ve takip dışı keşide tarihi 17/02/2009, vade tarihi 01/07/2009, keşidecisi ... ve bedeli 230.000 TL olan bono üzerinde yapıldığı ve takip dışı bono üzerinde yapılan imza incelemesine ilişkin rapora dayalı olarak imza itirazının reddine karar verilmesi de doğru değildir.O halde mahkemece, birleştirilen dava dosyalarında ileri sürelen şikayet ve itiraz nedenleri hakkında tek tek ve ayrı ayrı hüküm kurulması, takip dayanağı bono üzerinde imza incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.