MAHKEMESİ : Keşan İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/05/2013
NUMARASI : 2013/112-2013/130
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklının, ihale bedeli üzerinden tahsil ve başvuru harcı ile tellaliye bedeli alınması işleminin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 68. maddesinde, tellallık harcını, mal ve ürünlerini satan gerçek ve tüzel kişilerin ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, harcın sorumlusu ihalede malı satılan borçludur. Bu harç borçluya ait ise de, onun adına bu harcı yatıran alacaklı daha sonra herhangi bir hükme gerek olmaksızın bu parayı borçludan geri alabilir.
Tellaliye harcı 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereği alınmakta olup, alacaklı bankanın tellaliye harcından muaf olduğuna ilişkin bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.
Öte yandan, 4603 Sayılı Yasa ile Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, T.. B.. Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi (bankalar), çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmalarını ve özelleştirmeye hazırlanmalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılanmaya tâbi tutulmuştur.
5230 Sayılı Yasa'nın 11. maddesinde "4603 Sayılı Kanuna tâbi bankalarca yeniden yapılandırma sürecinde açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 2, 23 ve 29. maddeleriyle 2548 Sayılı Cezaevleri ile Mahkeme Binaları İnşaası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun'un 1. maddesi hükmü uygulanmaz. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz. Bankaların mahkeme ilamını alması ve tebliğe çıkarması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmiş olması şartı aranmaz" hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, sözü geçen Yasa maddesinde öngörülen muafiyetin, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun tahsil harcına ilişkin 28. maddesini kapsamaz ise de; başvurma harcını içerdiği açıktır.
O halde, mahkemece, başvuru harcına yönelik şikayetin kabulü gerekirken, istemin tümden reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy