MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 25/09/2014 tarih, 2014/17152-22550 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
İpoteğin paya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde borçlulara örnek 6 numaralı icra emri tebliğ edildiği, borçlular vekili; hesap kat ihtarnamelerine süresinde itiraz ettiklerini, dayanak belgenin ilam niteliği taşımadığından icra emri gönderilemeyeceğini, İİK'nun 149. maddesi gereğince icra emri gönderilebilmesi için kesin bir ipotek akit tablosunun ibrazı ile muaccel hale gelmiş bir borcun bulunması gerektiğini, temerrüde düşürülmedikleri için icra emrinde talep edilen %39 temerrüt faizinin de gerek doğmamış olması, gerekse de fahiş olması nedeni ile takibin iptali istemi ile mahkemeye başvurduğu; mahkemece, talebin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 150/ı maddesinde, "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine, şikayette bulunmak hakkı saklıdır. Bu takdirde krediyi kullandıran taraf alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlayabiliyorsa, krediyi kullanan tarafın şikayeti reddedilir. İcra mahkemesinde, yapılan inceleme sırasında, borçlu, borcun sona erdiğine veya ertelendiğine ilişkin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge sunmadıkça takibin durdurulmasına karar verilemez. Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması Türk Medeni Kanununun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer." düzenlemesi mevcuttur.
Konu ile ilgili İİK.nun 68/b-2.fıkrasında "süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığı andan itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra dava edebilir." 68/b-3.fıkrası ise;"kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu kanunun 68. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar..."hükmünü içerir.
Yine aynı maddenin son fıkrası (Ek fıkra 17.7.2003/4949 sk/18.md.) ile de "krediyi kullanan tarafın kredi hesabının kesilmesine veya kararın ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının kesilmesi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiş faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin muhtevasına itiraz edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır."düzenlemesi getirilmiştir.
4949 Sayılı Kanun ile İİK.68/b maddesine eklenen son fıkra ile borçluya gönderilen önceki hesap özetlerinin kesinleşmesi halinde (itiraz edilmediği için) toplam borcun ödenmesini içeren ve sonraki tarihli ihtarnameye itiraz edilmesinin, kesinleşen hesap özetlerinin bu niteliğinin ortadan kaldırılmamasını amaçladığı görülmektedir.
Takip dayanağı ... . Noterliği'nin 27.11.2013 tarih ve .... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı borçlulara tebliğ edilmiş, borçlular tarafından söz konusu ihtara karşı, ... ...Noterliğinin 02.12.2013 tarih ve ... numarasını taşıyan ihtarıyla cevap verilmiş, borcun tamamına ve fer'ilerine itiraz edilmiştir. Ancak kredi borçlusu şirkete itiraz gören bu ihtarnameden önce noter marifeti ile gönderilen 04.04.2013 tarihli hesap özetine her hangi bir itiraz söz konusu olmayıp bu hesap özetinde geçen 6.069.000,00.TL borcun kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, borçlular vekilinin icra mahkemesine verdiği dilekçede; icra emri gönderilebilmesi için muaccel hale gelmiş bir borcun bulunması gerektiğine yönelik beyanı borca itiraz niteliğindedir. Borçlular yasal süresi içinde toplam borç tutarına ilişin Noter ihtarnamesine karşı cevabi ihtarname ile itiraz ettiğine göre mahkemece bilirkişi aracılığı ile İİK’nun 68/b madde koşullarında inceleme yapılması ve krediyi kullandıran tarafın İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle kanıtlaması zorunludur. Bu durumda alacağını ispatlamak zorunda olan; krediyi kullandıran taraf yani alacaklı olduğuna göre ispat yükü alacaklıdadır. Bilirkişi incelemesi için gereken 200. TL bilirkişi ücretini yatırması için alacaklı tarafa bir hafta kesin süre verilmiş ve "aksi halde bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmasına" denilerek sonuçları ihtar edilmiş, alacaklı taraf kesin süreye uymadığından mahkemece bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiği kabul edilmiştir.
Şu hale göre; İİK'nun 68/b maddesi gereğince itirazsız kesinleşen hesap özetindeki 6.069.000,00.TL alacak tutarı dışındaki asıl alacak miktarı yönünden alacaklının, alacağını 68/b maddesindeki usulle ispat ettiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Takipte istenen %39 faiz oranının kredi sözleşmesine uygun olarak istendiği de belirlendiğine göre mahkemece yerinde bir gerekçe ile takibin alacaklı tarafça sunulan ve İİK'nun 68/b hükmü uyarınca itirazsız kesinleşen önceki (04.04.2013 tarihli) hesap özetinde geçen borç tutarı esas alınarak takipte istenen asıl alacak ile kesinleşen hesap özeti arasındaki 1.571.164,05 TL'sı fark ve bunun işlemiş faizi yönünden takibin kısmen iptaline karar verilmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır. Mahkeme kararının Dairemizce belirtilen bu gerekçelerle onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla borçluların karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Borçluların karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 2014/17152 E., 2014/22550 K., ve 25.09.2014 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 26.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy