MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi üçüncü kişinin icra mahkemesine şikayet yoluyla yaptığı başvuruda, borçlu şirketin ortağı olduğunu, bu nedenle 3. kişi sayılamayacağını, dolayısıyla kendisine haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceğini ileri sürerek haciz ihbarnamesinin iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır.HMK'nun 114/1-1 maddesinde; aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmaması dava şartları arasında düzenlenmiştir. Derdestlik; dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanılarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir.Çünkü; aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya layık bir menfaati yoktur. Daha önce HUMK'nun 187/4. maddesinde ilk itiraz olarak nitelenen bu husus HMK'nun 114/1-1. maddesi hükmü ile dava şartı haline getirilmiştir. Öte yandan icra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil ederler.
Somut olayda alacaklı taraf, şikayetçi tarafından daha önce aynı nedene dayalı olarak ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/579 Esas sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu, bu nedenle dava şartı yokluğundan şikayetin reddini istemiştir.O halde mahkemece öncelikle anılan dosya incelenip derdestlik ya da kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.