MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Şikayetçi-Donatan, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek tebliğ tarihinin ittıla tarihi olan 06.08.2014 olarak düzeltilmesine karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurmuş; mahkemece tebligatın donatan şirkete izafeten ... Danışmanlık Uluslararası Taşımacılık Turizm Pazarlama Tic. Ve San. Ltd. Şti’e yapıldığı ve sözü geçen bu şirketin borçlu şirket olmayıp yük acentesi olduğu, tebligatın borçlu şirket olan ... Limited Şirketi’e yapılması gerektiğinden bahisle şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Tebligatın usulüne uygun yapılmadığı durumlarda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin belirlenmesi zorunludur. Anılan maddede "tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliği tarihi addolunur." hükmüne yer verilmiştir. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12/02/1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere, beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.TTK'nun 105. maddesinin ikinci bendi uyarınca acentanın aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili olarak müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Bu hüküm, acentanın icra takiplerinde müvekkili adına alacaklı sıfatıyla takip yapmasını ve kendisine karşı da aynı sıfatla takip yapılmasını da kapsar. Yabancılar adına acentalık yapanlar hakkında sözleşmelerde yer alan bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.
Somut olayda alacaklı şirket tarafından şikayetçi borçlu donatana izafeten acentası ... Danışmanlık Uluslararası Taşımacılık Turizm Pazarlama Tic. Ve San. Ltd. Şirketine karşı gemi yakıtı alacağının tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi başlattığı, örnek 7 ödeme emrinin acentaya 31/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Tebligat yapılan acenta 05/02/2014 tarihli dilekçesinde, donatan şirketin bir seferlik yük acentası olduğunu beyan edip dilekçesi ekinde Türkçe tercümesi bulunmayan yabancı dille düzenlenmiş belgeler eklediği buna karşılık alacaklının cevap dilekçesinde acentanın donatan adına yaptığı sözleşmeden kaynaklanan alacakla ilgili icra takibi yapıldığından ödeme emri tebligatının acentaya yapılmasının usule uygun bulunduğunu, kaldı ki, şikayetçinin tebligata daha önce 17/02/2014 tarihli sulh protokolü ile muttali olduğundan şikayetin süresinde olmadığını ileri sürmüştür.Mahkemece yukarıda belirtilen ilke ve kurallar çerçevesinde acentanın şikayetçi donatan adına tebligatı almaya yetkili olup olmadığı yetkili ise tebligatı daha önce öğrenip öğrenmediğinin, tarafların ibraz ettiği belgelerin incelenmek ve ... Liman Başkanlığı ile ilgili kuruluşlardan sorulmak sureti ile tespit ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.